18 Nisan 2016 Pazartesi

DÜNYADA SINAİ MÜLKİYET HAKLARININ YÖNETİMİ-YILMAZ PARLAR



DÜNYADA SINAİ MÜLKİYET HAKLARININ YÖNETİMİ  
Destek Patent tarafından düzenlenen ve İstanbul Ticaret Odası tarafından desteklenen “Dünya’da Sınai Mülkiyet Haklarının Yönetimi Konferansı” için Dünya sanayi devlerinin patent danışmanları 15 Nisan 2016 tarihinde İstanbul’da bir araya geldi.
 İTO Meclis Salonunda gerçekleşen seminerin, İstanbul Ticaret Odası Genel Sekreter Yardımcısı Tezer Palacıoğlu,İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Adil Coşkun, İTO İşletme Destek Hizmetleri Meslek Komitesi Meclis Üyesi Kemal Yamankaradeniz, Weickmann & Weickmann, Ortak, Marka ve Tasarımlar Yöneticisi Udo W.Herberth, MG-IP, Yönetici Ortak Martın Geıssller, Starke Consulting, Bejing, Yönetici Ortak, Avukat Danıel Albrecht, Weickmann & Weickmann,  Yönetici Ortak Frank Feller,  Sonderhoff & Einsel  Hukuk Departmanı Yöneticisi Robert Rauther, Masako Barnard, MG-IP, Yönetici Ortak Ken Muncy konuşmacılarıydı.        
Dünya’nın en önemli patent uzmanlarının katıldığı   konferansta; Türkiye’de sınai hak koruması ve dikkat edilmesi gerekenler-Avrupa birliği: ulusal marka ve topluluk marka koruması- ABD: Marka ve tasarımlar: Patentlerin ötesinde sınai hakların korunması- Çin: Markalara ilişkin güncel konular-Avrupa birliği: Ulusal Alman patenti, Avrupa patenti, topluluk patenti-Japonya: Patent başarı yönetimi- ABD: patentte yeni gelişmeler / patent ofisinde üçüncü kişi itirazları-Avrupa birliği: Faydalı modeller – ihmal edilen taklitle mücadele aracı gibi konular masaya yatırıldı. Mercek altına alındı.
Sürdürülebilir ekonomik büyüme ve kalkınma için Türkiye ekonomisine yön veren sektörlerdeki odaklanması gereken katma değer oranlarının artırılması için kurumların birbirlerini destekleyen inovasyona ve teknolojiye yatırım yapması, son derece önemli olduğu aşikardır.
Türkiye imalat sektörünün ekonomi içindeki payı yüzde 17 yüzde 83’ü hizmet sektörü. Küresel pazarlarda rekabet için ileri teknoloji, katma değer ve Ar-Ge odaklı bir üretim yapması önemli koşul olarak karşımıza çıkıyor.
İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Adil Coşkun yaptığı açılış konuşmasında Özetle "Üretim ve kalkınma için sermaye artırımı, eğitim ve Ar-Ge çalışmaları ne kadar önemliyse, buluşların korunması için sınai mülkiyet haklarının tescili ve hukuk tarafından etkin bir şekilde korunması da aynı şekilde önemlidir. Ülkelerin gelişmişlik seviyelerinin belirlenmesi ve yükseltilmesinde 'Fikri Mülkiyet' kavramının ayrı bir yeri bulunmaktadır. Eğer gelişme yolunda bir mesafe kat edilmek isteniyorsa genel olarak fikri mülkiyet kavramının daha özelde sınai mülkiyet hakkı kavramının toplum vicdanında ve bilincinde yer etmesi gerekmektedir" dedi.
Türkiye’de Sınai Mülkiyet Haklarının korunması dikkat edilmesi gerekenler konusunda sunumunu yapan Destek Patent Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yamankaradeniz Yurtdışında markanızı “zamanında” tescil ettirin. Madrid Protokolü – CTM – Bölgesel Tescil Sistemleri Latin harflerini kullanmayan ülkelerde trans-literal marka, bazen ülkesel tescil  gereği. Tescilinizin olmadığı ülkelerde fuarlara katılırken marka araştırması yapın. Markanızın ne anlama geldiğine dikkat edin. Profesyonellerle çalışın. Taklitlerle mücadele edin.gibi uyarlarda bulundu.
Kemal Yamankaradeniz “Destek Patent olarak, ülkemiz 2023 vizyonuna doğru emin adımlarla ilerlerken, dünya endüstri devlerine fikri mülkiyetler konusunda danışmanlık yapan dünyanın önde gelen patent vekilliği şirketlerinin önemli temsilcilerinden Dünyada patent nasıl üretiliyor, nasıl korunuyor, dünya markası olmaya giden yolda bir marka nasıl üretiliyor ve korunuyor, bu konuda dünyanın önde gelen markalarına ne gibi hizmetler sunulmuş bu seminerde göreceğiz” derken seminerin önemine dikkat çekti. 
Yamankaradeniz “Dünyada Sınai Mülkiyet Haklarının Yönetimi” konusunu Türkiye’de konuşuyor olmak, fikri ve sınai haklar alanında epeyce yol aldığımızın en önemli göstergelerinden…Yarım yüzyıl önce güçlü ve öne çıkan şirketler ya da devletler büyük maddi varlıklarıyla dikkat çekerken günümüzde gayri maddi varlıklar yani  sınai ve fikri mülkiyete dayalı varlıklarıyla dikkat çekmektedirler. Sınai ve fikri mülkiyete dayalı şirketler ya da devletler ürettikleri ürünlerin patent hakkını satarak ya da ürünlerini bedelleri karşılığı yararlandırarak büyümelerini sürdürmektedirler.”dedi
21. yüzyılın ana temasına bakıldığında üretmek ve ihtiyacı karşılamak değil, o ihtiyacı oluşturmak ve tükettirmek olduğu görüldüğünü ancak inovasyonla gerçekleşebileceğini söyleyen  Yamankaradeniz “Türkiye olarak iktisadi ve beşeri etkilerin ihtiyaçlarını karşılamak için, sürdürülebilir ekonomik büyümeyi sağlayabilmemiz gerekmektedir. yatırım ile gerçekleştirebiliriz ekonomik büyüme sağlanabilmesi için farklılık yaratılması gerekmektedir. diğer firmalar tarafından kullanılamasın. Kullanılacaksa bile, bu kullanım ücreti karşılığında yapılsın. Sınai Mülkiyet Hakları”nın devlet tarafından koruma altına alınması gerekmektedir.  Bu hakların korunmaması veya kullanım haklarının ödenmemesi, doğal olarak yeni yatırımların önünü kapatacaktır. Sınai Mülkiyet Hakları”nın etkin biçimde korunması, sağlam bir sanayinin ve kararlı ekonominin en önemli koşullarından biri olduğu unutulmamalıdır.”sözleriyle devam etti.
Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması ve eki, “Ticaretle Bağlantılı Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları Anlaşması”nın yürürlüğe girdiği 1 Ocak 1995 tarihinden itibaren, fikri ve sınai hakların etkin biçimde korunması konusunda tüm ülkeler, ihlallere karşı etkin yaptırım yollarını ortaya koymakta olduğunu, Türkiye’nin, hem ulusal sanayi ve ticareti, hem de uluslararası ticaret ve rekabette hak ettiği yeri alabilmek için, ülke içindeki uygulamalar sayesinde, sınai mülkiyet haklarının uluslararası standartlarda etkin biçimde korunmasında önemli yol kat etdiğini dile getirdi.
Rakamlarla konuşmasını sürdüren Yamankaradeniz
“Türk Patent Enstitüsü’nün verilerinden 2000’li yılların başında 300’lü patent başvuru rakamları, 2015 sonunda 5000’leri geçmektedir. faydalı model ve endüstriyel tasarım başvurularında artıiş görülmektedir. Unutulmamalıdır ki, yapılan araştırmalar sonucunda bir şirketin değerinin yüzde 30 ila yüzde 50’si fikri mülkiyetten gelmektedir. TBMM Başkanlığına sunulan Onuncu Kalkınma Planı’na göre, 2018 yılında yerli patent başvuru sayısının 16 bine çıkarılması amaçlanıyor.
 2015 yılında gerçekleşen ve Türk Patent Enstitüsü tarafından yayınlanan patent başvurusu rakamlarına göre; patent başvuru sayısı bir önceki yıla oranla yüzde 13 artış kaydetti. 
Türkiye’de yerli ve yabancı şirketlerin toplam patent başvuru sayısı 2014 yılında 12.375 adet olurken, 2015 yılında ise bu sayı 13.958 adede ulaştı. Burada 5.512 adet yerli başvuru mevcuttur ve oranı %40 seviyesindedir. Yenilikçi üretimin temel alınacağı bir ekonomi için sayıların artırılması şart.”olduğunu vurguladı
Yüksek Lisanslı Avukat Dr. Udo W. Herberth
Uluslararası Fikri Mülkiyet Kuruluşları; ARIPO (Afrika Bölgesel Fikri Mülkiyet Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), kökeni LAFTA Andean Ulusal Topluluğu, EUIPO (Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi), Alicante hakkında bilgiler verdi.
Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi Konseptinin 1964 yılında sözleşmesinin Avrupa Marka Hukukunu oluşturmak amcıyla kurulduğunu, 1980 yılında  İlk önerinin, 1Nisan  1996 da  Toplum Markalar ele alındığını paylaştı.
Avrupa Topluluk Yönetmeliği Reformu, Avrupa Topluluk Markası Tüzüğü Reformu, değişiklikleri, 23 Mart 2016 tarihinde yürürlüğe girdiğini, Yeni terminolojileri,
İç Pazar Uyumlaştırma Ofisi (OHIM) Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (EUIPO) olacağını ve Topluluk Markası Mahkemeleri Avrupa Birliği Marka Mahkemeleri olacağını, Reformun  aynı zamanda resmi ücretlerde genel bir düşüş getirdiğini söyleyerek,Temel ücret sistemi ve uygulamalar hakkında bilgiler verdi.  
MG-IP, Yönetici Ortak Martın Geıssller , Tasarım Patenti ve benzer tasarım farklıları detayların tescildeki roller hakkında bilgilendirdi.  
Çin Pekin Starke Danışmanlık Ltd. Kurucusu Daniel Albrecht, Marka nedir, Başvuru ve Markaların Tescili, Markaların Korunması konularıyla sunumuna başladı.
“Çin’de Ürün markasını, hizmet markasını, belgelendirme işaretleri ya da kolektif işaretleri, ses işaretleri, renk kombinasyonları ve 3 boyutlu işaretleri dahil olmak üzere benzersiz isimler, semboller ya da logolar Marka tanımını belirliyor.”
Çin'de ulusal bir marka uygulaması, bir uygulama resmi bir ajan tarafından Çin Marka Ofisi olduğunu, Çin Marka Ofisi (CTMO) objektif kritelerini dışarı için hazırladığını, Formatında ve ses markalarının maddi muayene standardını, onaylanan ilk Çin Radio uluslarası, bir ulusal radyo istasyonu ve onun jingle ile uygulaması olduğunu söyledi..
Çin Madrid Anlaşması üyesi olduğunu uluslararası tescil için, uluslararası tescil sistemi kullanarak orada bir marka için başvuruda mümkün olduğunu ancak WIPO sistemi ile uygulama Çin'de yaklaşık işe yaramadığını vurguladı.
Diğer önemli yönleri: Marka sahibi Çin sınırları içindeki markayı kullanmak zorunda, Koruma Çin'de tescil günden itibaren başlar, 10 yıllık sürelerle 10 yıl koruma, yenilenebilir, bu doğru bir sebep olmaksızın birbirini takip eden 3 yıl boyunca kullanılmadığı takdirde  tescilli marka iptal edilebilir, Markalar tescil edilmiş şekilde tam olarak kullanılmalıdır kurallarını özetledi.
 Markaların Korunması, Ceza Dava hakkında ; Makaleler Çin'in Ceza Kanununun 215 213 (  Aşağıdaki haller ciddi vakalarda suç olabilir : Tescilli markanın izinsiz kullanımı, Tescilli markası içeren malların satışı, Yasadışı tescilli ticari markaları üreten veya bunları satan.
Yasal suç ceza 3 yaşından küçük ya da 3 ila 7 yıl arasında özellikle ağır vakalarda hapis koşullarını belirlemek için parasal ceza, gözaltı arasında değişmektedir. Bilgilerini verdi.
 Patent ve faydalı modelde yaşanan son gelişmelerde konuşulduğu seminerde ABD'den Ken Muncy ve Avrupa Birliği'ni temsilen Frank Feller, taklitle mücadelenin nasıl gerçekleşeceği ve patentte başarının nasıl sağlanacağı konusunu anlatdılar.
Sonuç olarak Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşması için şirketlerin gerçekleştirilebilir hedefler koyması ve belirli sektörlerdeki şirketlerin de doğrudan teşvik edilmesi gerekmektedir.
Somut ilerleme kaydetmemiz mümkün olabilmesi için üniversitelerin ve akademisyenlerin desteklenmesi, desteklenen üniversitelerin her birinin bir uzmanlık alanına sahip olması gerekiyor. Bir üniversitemiz sağlık medikal alanda uzmanlaşırken diğeri otomotiv,  iletişim bilişim teknolojileri alanında uzmanlaşmalı.
 Artık Ar-Ge merkezi kurmakla, Ar-Ge çalışmaları gerçekleştirmek daha kolaylık sağlarken Sınai Mülkiyet Kanunu ile de Patent tescil süreçleri basitleştirilecek, ihlallerin önüne daha hızlı şekilde geçilmiş olacak. 
Kanun ile birlikte gelecek en önemli değişikliklerden biri de, patent ihlallerinin artık cezasız kalmayacak olması. 
İhlallerde asgari standartlar belirlenerek daha hızlı şekilde hukuki yaptırımlar uygulanabilecek. Marka ve Endüstriyel Tasarım hakkı için de cezai yaptırım zorunlu olacak.
yilmazparlar@yahoo.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder