28 Nisan 2019 Pazar

Dünya SKAL Günü-Yılmaz Parlar


Dünya SKAL Günü


Başkanlığını Ata Eremsoy’un yaptığı, SKAL International İstanbul Kulübü, geleneksel aylık toplantısını, Genel Müdür Özer Diler’in ev sahipliğinde, Ramada Plaza Hotelde gerçekleştirdi.





28 Nisan Dünya SKAL Günü kapsamında kutlanan toplantıda, Atamızın armağanı, geçmiş 23 Nisan Çocuk Bayramı bir kere daha anıldı ve Turizm Haftası ile birlikde daha da önem kazandı.




Küresel turizmi ve dostluğu teşvik eden, Seyahat ve turizm endüstrisinin tüm kollarını birleştiren, Dünyadaki turizm liderlerinin profesyonel organizasyonu olan SKAL, 85 ülkede 357 kulüpte 15000 fazla üyeye sahip. 28 Nisan 1934'te çalışma oturumları düzenlendi ve bu nedenle kuruluş tarihi olarak kabul ediliyor ve Dünya SKAL günü olarak kutlanıyor.




Toplantıya SKAL Uluslarası SKAL Dernekleri Türkiye Federasyon Geçen Dönem  Başkanı Faik Alsaç, SKAL İstanbul kulübü Başkanı Ata Eremsoy, SKAL İstanbul Kulübü As Başkan Ayşe Önen, Yönetim kurul üyeleri, Genel Sekreter Can Arınel, Selma Tatar, Meltem Tepeler, Mustafa Devrim Yalçın, Özen Kırant Yozcu, ICCA Avrupa Bölge Direktörü Elif Balcı Fisunoğlu, TÜROB Başkanı Müberra Eresin, TÜROB eski Başkanı Timur Bayındır, IRO Başkanı Dr. Sedat Bornovalı, SKAL İstanbul Kulübü geçen dönem Başkanları, Vedat Bayrak, Sadettin Bülbül, GM - Marriott Hotels Turkiye Satış Genel Müdürü Seyhan Ayel Girit  Başda olmak üzere, SKAL İstanbul Kulübü üyeleri, turizm üst düzey temsilcileri ve turizm dünyasının seçkin isimleri katıldılar.




SKAL İstanbul kulübü Başkanı Ata Eremsoy yaptığı konuşmasında Atatürk’ün Çocuklarımıza armağı 23 Nisan Çocuk Bayramını bir kere daha anarak bugünlerde var olmamızı ve güzel ülkemizi bizlere kazandıran Atamıza olan minnet duygularımızı dile getirdi.




Toplantı SKAL İstanbul Kulübü Genel sekreteri Can Arınel’in gündemi misafirleri sunmasından sonra SKAL Uluslarası SKAL Dernekleri Türkiye Federasyon Geçen Dönem  Başkanı Faik Alsaç tarafından ifa edilen ve tüm katılımcıların birlikde söylediği rituel SKAL Toast sonrası konuşan Başkan Eremsoy, Turizm son aylarda doluluk oranların yüksek seviyelerde oluşunun ve Batı turizmin Türkiye’ye dönmesinin memnuniyet verici olduğunun altını çizdi.




Başkan Eremsoy, birlikte çalışmak, ağı en üst düzeye çıkarmak sorumluğu içinde, daha dirlik içinde faaliyetlerini sürdürebilmek için üyelerin, fırsat oluşturan toplantılara ful katılmalarının arzusu içinde olduklarını, üyelere gelemeyenleri teşvik etmeleri hususunda istekde bulundu.




Başkan Eremsoy konuşmasının sonrasında Genel Müdür Özer Diler’e kulübün geleneksel aylık toplantısına katkılardan dolayı teşekkür plaketini takdim etdi.

Turist rehberlerini, güçlendirmek amacıyla tek çatı altında buluşturan, mesleğini ileri seviyelere taşıyabileceği, her türlü olanak fırsatını yakalabileceği, bulabileceği kurum İstanbul Rehberler Odasının (IRO) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Sedat Bornovalı, aylık toplantının konuk konuşmacısıydı.




İstanbul Özel İtalyan Lisesi, Boğaziçi Üniversitesi Turizm ve Otel İşlemeciliği ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi bölümlerini bitiren, İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Tarihi Yüksek Lisans ve Doktora programlarını tamamlayan, 20. dönem Kültür ve Turizm Bakanlığı profesyonel Turist Rehberliği Kursunu bitireren, İtalyanca ve İngilizce dillerinde Turist Rehberi olan (IRO) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Sedat Bornovalı’nın özgeçmişini sunan Genel sekreter Can Arınel çok ödüller alan Bornavalı’nın İtalya Cumhuriyetinden aldığı Şövalye ve Liyakat Nişanı ödülünü özellikle vurguladı.





Başkanı Dr. Sedat Bornovalı önceki dönem Başkanı Şerif Yenen ile kanunlaştırdıkdıkları Odanın geçmişiyle ilgili ufuk turu yaptırdı. Başkan Ata Eremsoy’un daha hiperaktif olması adına sorduğu iki soruyu ve üyelerden gelen soruları cevaplandırdı. Hayatını kaybeden, ünlü İtalyan yazar Umberto Eco ile bir anekdot paylaştı.Duygulandığı gözlerden kaçmadı.




Masamızda bulunan Geçmiş dönemlerde Uzun süre TÜROB Başkanlığını başarıyla sürdürmüş duayen Timur Bayındır ile sohbetimizde Konaklamayla ilgili doluluklar verimi sorduğumuzda, iyiye doğru gidiş var trendin yükseldiğini söyledi. Ancak yapmamız gerekenlerle istediğimiz seviyelere gelebileceğimizin altını çizerek kendi haline bırakmamamızı vurguladı.




Toplantı Ramada Plaza Hotelin toplantıya emek verenlerle yönetimin toplu hatıra fotografı çektirmesiyle son buldu.


28 Nisan Dünya SKAL günü aynı zamanda ILO Dünya iş güvenliği ve sağlığı günü umarız sağlıklı bir turizm mevsimiyle birlikde tüm mevsimlere yayılan güvenli turizm yılımız olur.

Yönetim kurulu toplantı sonrası çalışmalarına devam etdi. 



yilmazparlar@yahoo.com

26 Nisan 2019 Cuma

MÜSİAD -Bilgi Kasası-Yılmaz Parlar Haberi



MÜSİAD “Bilgi Kasası”


MÜSİAD Genel Merkezinde, Başkanlığını Celal Toprak’ın yaptığı EGD Ekonomi Gazeteciler Derneği yazarları ile MÜSİAD Buluşmaları adı altında gerçekleşen toplantıda, MÜSİAD Yönetim Kurul Başkanı Abdurrahman Kaan “Saha bilgisi olmadan, makro politikalar yolun bir yerinde kaçak verir. MÜSİAD bugün, hem yerelde hem de global anlamda devletin bilgi kasası olmak yolunda ilerliyor.”dedi

EGD Başkanı Celal Toprak’ın moderatörlüğü üstlendiği, Ekonomi Basını ile buluşma adı altında her ay düzenlenecek toplantının ilkinde, Celal Toprak Ekonomi gündemi ile ilgili bir konuşmacıyla buluşulacağı, şeklinde toplantının kapsamını belirtdi. Önce MÜSİAD Başkanın sunumu sonrada hiperaktif bir atmosferde gelişen soru cevap kısmıyla toplantı devam etdi.


Başkan Kaan, Bilgiye erişimin avantaj olarak görüldüğü günümüzde; bilginin hızlı yayılması durumunda kimi zaman tehdit haline bile gelebildiğini, bilginin temizliği ve güvenilirliği ile mücadele edildiğini, ekonominin koca bir derya içinde, her biri birbirine bağlı, şartlı pek çok denklemden oluşan çok kutuplu bir algoritma olduğunu, çok katmanlı düşünmek ve hareket etmek gerektiğini söyledi.


 Kaan “Türkiye, tek bir ekonomik modelin yaygın olduğu bir ülke değil; çok fazla alt ekonomik modellerden oluşan karma bir yapı. Yerel farklılıklar, bölgesel ve sektörel farklılıklar, hiç beklemediğiniz kırılmalar ve sapmalar üretebiliyor.  Makro düzenlemeler ile bir tarafı düzeltirken diğer tarafa zarar verebilirsiniz. Ekonomi, elbette makro ve ekonomi-politik kaidelerin ana eksenine sadık kalmalı.  İşin rengini ince ayarlar belirler. Sahadan gelen gerçek ve temiz enformasyon. Mikro bilgidir.”  dedi

 MÜSİAD olarak siyaset, devlet kademesinde pek çok yöneticileri, bürokratları, teknokratları, büyükelçileri, konsolosları, vs. ağırladıklarını, bu nedenle söylem olarak “Saha bilgisi olmadan, makro politikalar yolun bir yerinde kaçak verir. MÜSİAD bugün, hem yerelde hem de global anlamda devletin bilgi kasası olmak yolunda ilerliyor.” Şeklinde MÜSİAD’ın ön görüye sahip olduğunun altını çizdi.


2018 Haziran’ında Türkiye kendi yönetim paradigmalarını değiştirme yoluna çıktığını, bu değişimin, gerekliliğin sonucu olduğunu, Dünyada değişen, ekonomi literatürü karşısında  “tazelenme” adıyla iç dönüşümü hakkında Bilgiler paylaştı. “MÜSİAD, bir coğrafi alanda ya da belli bazı sektörlerde kümelenmiş bir örgüt değil. çok yaygın olan bir yapıyız artık. EXPO 2018 kapanış konuşmasında da belirttim: MÜSİAD, bir Pilot projedir. Milli sermayenin, bu ülkenin kaynaklarından doğarak o ülkenin kendi sermaye tabanı haline gelebileceğinin kanıtıdır. Türkiye’nin kendi iktisadi hikâyesinin önemli bir parametresidir.  Türk sermaye yapısının, yani feodal olmadan kapitalistleşen bir hikâyedeki milli unsurdur MÜSİAD. Bu nedenle bizim sermaye tabanımız ve bizim hükmettiğimiz sermaye stokumuz incelemeye değer bir oluşumdur. Yaygındır. Kapsayıcıdır. Mozaiktir. Ölçek düzeyinde farklılaşır.” 


Başkan; Milli Sermaye hakkında da; “Bir ülkenin kendi milli sermaye tabanını nasıl oluşturduğunun, kendi iktisadi tarihini ve buna bağlı oluşan sosyal katmanlarını nasıl şekillendirdiğinin hikâyesidir. MÜSİAD, bilgiye, saha enformasyonuna ve elbette ekonominin kılcal damarlarından gelen geri beslemeye hâkimdir. Bu nedenle yeni dönem MÜSİAD’ın düsturu bilgi ve fikir üretme yani değer üretme ekseninde oluşan bir tazelenme hareketidir.” İfadedelerde bulundu




Başkan Kaan, kasım ayında bir rapor hazırladıklarını, yeterli düzeyde ve uluslar arası arenada akredite bir sermaye stokumuzun olmadığını, ekonomide söz sahibi kurum ve kuruluşlarımızın kendi kurumsal dönüşümlerinden uzak oluşunu, kendilerinde dahil olduklarını, sermaye yapılanması üzerine bir öz eleştiri çalışması yaptıklarını “Sermayenin millileşmesi, Sermayenin ıslahı ve olgunlaştırılması, Sermayenin senkronizasyonu, Sermayede kutuplaşmanın giderilmesi, Sermayenin akreditasyonu.” Şeklinde yaptıkları etaplarını açıkladı.




Son 10 yılda değişen iktisadi mimari içinde ekonomik kriz olgusu, reel ekonomik para-metrelerden ziyade yeni paradigmal para kavramının bir hareket serbestisi sorunu olduğunu vurgulayan Kaan, “Finansal sistem, manipülatif iletişim tuzağı yaratma ve bu şekilde ekonomik ajanları yönlendirme adına kullanılmaktadır. Sermayede satıh belirleme, onu yerlileştirmek demektir. Ancak günümüz liberal ekonomi modelinde yerlileştirme, yabancı sermaye kriterini de uzaklaştıran bir söylem olarak algılanabilir. Üretimde ya da ekonomi politikalarının sair alanlarında yerli vurgusu yapmak olağandır ancak sermayeyi tamamen yerlileştirmek günümüz koşullarında bir seferde tamamlanacak bir süreç değildir.”dedi Sermayenin milliliği hakkında görüşlerini belirtdi.




Tarım, Hayvancılık, Biyogazdan Elektrik Üretimi, Organik Ve Organomineral Gübre Üretimi Entegre Tesisleri Kenevir projesi, kuşak yol projesindeki Orta Afrika konularını açıklamasıyla konuşmasını noktaladı. Toplu foto ile toplantı son buldu.


yilmazparlar@yahoo.com

15 Nisan 2019 Pazartesi

4. İstanbul Orchestra'Sion Uluslararası Piyano Yarışması-Yılmaz parlar


Benzersiz Piyano Yarışması


Notre Dame de Sion Lisesinin dördüncüsünü düzenlediği Sion Uluslararası Piyano Yarışmasının Dünyada başka bir eğitim kurumu tarafından yapılmaması başarılı organizasyona ayrıca benzersiz özellik kazandırıyor.



11 Nisan 2019 salı günü Notre Dame de Sion Lisesinde düzenlenen, 7-14 Mart 2020 gerçekleşecek 4. İstanbul Orchestra'Sion Uluslararası Piyano Yarışması'nın basın toplantısında sorumuz üzerine, Yarışma Başkanı ve Okul Müdürü Yann de Lansalut, Jüri Başkanı Vahan Mardirossian eğitim kurumu olarak Dünyada başka düzenleyenin olmadığını söylediler.   



Basın toplantısına ayrıca Yarışmanın Genel Sekreteri, Emmanuelle Beaufils, Onur Kurulundan Devlet Sanatçısı ve piyanist Ayşegül Sarıca, Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi kurucusu Prof. Filiz Ali, piyanist ve besteci Ali Darmar, İstanbul Uluslararası Opus Amadeus Oda Müziği Festivali’nin kurucu ve yöneticisi Mehmet Mestçi, piyanist Metin Ülkü ve OdeonArts Müzik kurucusu Saba Sümer katıldılar. 


Başkan ve Okul Müdürü Yann de Lansalut yaptıkları organizasyonla yetenekli müzisyenleri tanınmalarına fırsat vermesi ve müzik dünyasına yeni sanatcılar kazandırmak amaçlı olmasından, eğitim kurumu olarak duydukları memnuniyetlerini ifade eden konuşma gerçekleştirdi.


Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi kurucusu Prof. Filiz Ali, piyanist ve besteci Ali Darmar yaptıkları konuşmada bazı eleştirmenlerin yarış atı gibi benzetmeyle yarışma karşıtı olduklarını dile getirmeleri üzerine bizde bu tür yarışmaların yoğun seyirci sağladığını verdiği ilhamla kendini keşfetme gizli yetenekleri ortaya çıkarma fırsatı yaratdığını yarışma organizasyonlarda ilk sıralarda olabilmek için seyirci ilgisi kriterlerin en başında geldiği hatırlatarak katkıda bulunduk.




Jüri Başkanı Vahan Mardirossian 2020 piyano yarışma jüri üyelerinin  yenilendiğini, yabancı üyelerinde olduğunu belirtdi.


Türk besteci Ali Darmar özel olarak bestelediği çağdaş bir eseri üçüncü aşamada zorunlu bir parça olarak yarışma programında yer alıyor. Eseri en iyi icra eden yarışmacıya Ali Darmar Ödülü verilecek. 


Yarışma hakkında verilen bilgilere göre; Yarışma halka açık dört ayrı sınavdan oluşacaktır. Finalde adaylara, orkestra şefi ve jüri başkanı Vahan Mardirossian yönetimindeki Orchestra’Sion orkestrası eşlik edecek. 




Yarışma danışmanı piyanist Franck Ciup ve müzik öğretmeni Ajda Ahu Giray önderliğinde öğrencilerinden oluşan bir jüri, NDS Gençlik Müzik Ödülü verecek.


Birincilik Ödülü 8.000 $ ve iki sene içerisinde birkaç konser verebilecek.  İkincilik Ödülü 4000 $, Üçüncülük Ödülü 2000 $ olarak belirlendi.

Toplantıda yarışma kriterinde aranan puanlamada önemli olanın yarışmacının eseri bire bir icra etmesimi isteniyor, özgün olarak sitilinde de icra edebilirmi şeklindeki sorumuz Jüri Başkanı tarafından cevaplandırıldı. jüri başkanı Vahan Mardirossian, yarışmacıyı rahat serbest bırakdıklarını sadece iyi yorumlama yapmasını aradıklarını söyledi.
Jüri heyeti olarak; jüri başkanı Vahan Mardirossian, yazar, yabancı festival düzenleyicisi Jean-Yves Clément, piyanist Gülsin Onay, Piyanist Pierre Réach, piyanist Keng Zhou, piyanist Ratimir Martinović, piyanist Antonio di Cristofano gibi isimler yer alıyor.

yilmazparlar@yahoo.com

25 Mart 2019 Pazartesi

2019-Uludağ Ekonomi Zirvesi -Tarımın Ajandası-Yılmaz Parlar

 Tarımın Ajandası 

TC Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli’nin katıldığı, 22-23 Mart 2019 tarihlerinde Capital, Ekonomist ve StartUp dergileri tarafından bu yıl 8’ncisi düzenlenen Uludağ Ekonomi Zirvesi “3D: Değişim, Dijital ve Değerler” konseptiyle değerli, ilginç konuları  ele aldı. 20 oturumda 100’ü aşkın konuşmacı ile iş ve ekonomi dünyasından yaklaşık 1500 temsilci ağırlandı.



Halavet Gıda’nın sponsorluğunda gerçekleşen “Tarımın Ajandası” oturumunda sürdürülebilir tarım için gereksinimler, genç kuşakların tarıma ilgisizliği ve tarımsal üretimin niteliği değerlendirildi. Moderatörlüğünü BNP Cardif Türkiye CEO’su Cemal Kişmir’in yaptığı panele TC Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, 3830 Çiftliği Genel Müdürü Kıvılcım Pınar Kocabıyık, ve Halavet Gıda CEO’su Murat Göç katıldı. 


TC Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir “Pakdemirli, tarımın iki çeşit problemi  hemen çözülebilecek problemler   yapısal problemleri var.”   Türkiye en çok hasılat alabilecek tarımsal ürünleri üretse, gelir dört kat artıyor. Elbette ki stratejik üretim gerektiren ürünler var ama havzalara bölerek daha iyi bir üretim modeli ortaya koyabiliriz. Üreticilerimize değer katamayan birçok kooperatifimiz,  birliğimiz var. Üreticiye değer katan birliklerin sayısını artırmamız lazım.Türkiye’deki tarım popülasyonu yaşlanıyor. Bu popülasyonla geleceğe yönelik ciddi üretimler yapmak söz konusu olmayabilir. Çocuklarımızı toprakla buluşturmamız lazım”  liselerinin oluşturulacağını anlattı. Pakdemirli tüm ziraat mühendislerinin toprakla buluşmaları ve sahada olmaları gerektiğini anlatdı.  



3830 Çiftliği Genel Müdürü Kıvılcım Pınar Kocabıyık   “Tarımdaki gücümüzü kaybetmemek ve sürdürülebilir tarım için üretimden tüketiciye kadar her aşamayı detaylı inceleyip kayıp olmamasına çalışmamız gerek” dedi. “Tarımımızın güçlenmesi için genç kuşaklara kazanç ve itibar sağlaması ve kendine çekmesi gerekiyor”  Halavet Gıda CEO’su Murat Göç, kolajen ve türevlerine odaklandıklarını, Helal jelatin pazarında dünyada ilk ikide olduklarını söyledi.   


Pegasus Hava Yolları CEO’su Mehmet T. Nane “Bu topraklardan aldığımızı bu topraklara geri veriyoruz”




Moderatörlüğünü Akiş GYO&Multinet Up Yönetim Kurulu Üyesi Selen Kocabaş’ın yaptığı panele Zipline Global Operasyonlar Yöneticisi Dan Czerwonka, Lifebank CEO’su Temie Giwa-Tubosun, Circle Kurucusu Sadaffe Abid, Global Innovation Catalyst Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Kamran Elahian ve Pegasus Hava Yolları CEO’su Mehmet T. Nane katıldı. 

Pegasus Hava Yolları CEO’su Mehmet T. Nane “Bu topraklardan aldığımızı bu topraklara geri veriyoruz”
Sivil Toplum Vakfı ve Türkiye Gönüller Vakfı ile işbirliği yaptıklarını, 10 projeye destek verdiklerini, Projesi olana katkı vermenin dünyada önemli bir trend olduğunu, kadınların iş dünyasına daha fazla katılmasının önemini belirtdi.

Çığır Açan Teknolojiler


Ziraat Teknoloji’nin sponsorluğunda gerçekleşen “Çığır Açan Teknolojiler” oturumunda farklı alanlarda insanların hayatlarını değiştirecek teknolojik gelişmelerden örnekler verildi.

Moderatörlüğünü Google Türkiye Ülke Direktör Vekili Mehmet Keteloğlu’nun yaptığı panele Atelerix Kurucu Ortağı Che Connon, Cobalt Speech Kurucusu Jeff Adams, MIT Medya Sanatları ve Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Canan Dağdeviren, Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar,  Slatecube CEO’su Chris Kwekowe ve Sabancı DX CEO’su Burak Aydın katıldı. 


MIT Medya Sanatları ve Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Canan Dağdeviren “Kalp yetmezliği olanların kullandığı kalp pili yerine kalbin veya akciğerin üzerine yapıştırılabilen, mekanik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştüren bir cihaz yaptık. Böylece pile gerek kalmayan kalp pili üretmiş olduk.” Dağdeviren, teknolojik biomedikal aletler ürettiklerini, vücuda uyumlu, esnek aletler geliştirdiklerini, denenmemiş aletler yaptıklarını açıkladı.        

Türkiye İş Bankası sponsorluğunda gerçekleşen “Katma Değerli Büyümenin Anahtarı: İnovasyon ve Girişim” oturumunda inovasyonla sağlıklı büyüme masaya yatırıldı.
Moderatörlüğünü Gazeteci Hakan Güldağ’ın yaptığı panele Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali ve Bosh Türkiye CEO’su Steven Young katıldı 

Moderatörlüğünü Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin’in üstlendiği, Migros CEO’su Özgür Tort, Roman Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Suzan Toplusoy, Simit Sarayı Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Kavukçu ve Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Levent Erden. Panelinist olduğu  Değişim Döneminde Perakende konusu tartışıldı. 

Hepsiburada’nın sponsorluğunda gerçekleşen oturumunda Prof. Daron Acemoğlu, dünyada önümüzdeki 20 yılda ‘yüksek kaliteli büyüme’nin önem kazanacağını belirtti.


MIT İktisat Profesörü Daron Acemoğlu, yaptığı konuşmada önümüzdeki dönemde ülkelerin ‘yüksek kaliteli büyüme’ sağlaması gerektiğini belirtti. Acemoğlu; “yüksek kaliteli büyüme demek; eğitimin kalitesinin artması, sağlık hizmetlerinin artması ve ücretlerin artması demek. Ama bunun önünde de engeller var” dedi. 

Dow sponsorluğunda gerçekleşen “Vizyon 2023” oturumunda dijital, finansal ve altyapı alanlarında Türkiye’nin gelecekteki hedefleri değerlendirildi.
Moderatörlüğünü Dow Türkiye ve Orta Asya Başkanı İhsan Necipoğlu’nun yaptığı panelde Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofis Başkanı Ali Taha Koç,  Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü Zafer Sönmez, TC Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan ve Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi Başkanı Prof. Dr. Göksel Aşan birer konuşma yaptı. 

Netlog Lojistik Grubu’nun sponsorluğunda gerçekleşen “Mobilite Ekosisteminin Geleceği” oturumunda otomotiv ve araç paylaşım platformlarındaki yeni trendler değerlendirildi.

Moderatörlüğünü Martaş Otomotiv Yönetim Kurulu Üyesi Cem Baver Özalp’in yaptığı panele TOGG CEO’su Gürcan Karakaş, Anadolu Grubu Otomotiv Grubu Başkanı Bora Koçak, Uniti CEO’su Lewis Horne, Wavyn CEO’su Rafael Maranon ve eKar Kurucusu Vilhelm Hedberg katıldı. 
Sun Group sponsorluğunda gerçekleşen “Çin’i Doğru Anlamak” oturumunda Çin ile Türkiye arasındaki ilişkiler masaya yatırıldı.

Moderatörlüğünü Türkiye-Çin İş Konseyi BaşkanıMurat Kolbaşı’nın yaptığı paneleTÜSİAD Çin Network Başkanı Korhan Kurdoğlu,İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, DEİK Başkanı Nail Olpak, Winnermax Capital Yatırım Ofisi BaşkanıRobert Guo, Asiability Kurucu Ortağı Andrew Cainey, Hollyhigh Capital CEO’su James Chen ve Çin İstanbul Başkonsolosluğu Ticari Ataşesi Huang Songfeng katıldı.




TC Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır, Zirve’de 2023 Milli Teknoloji Hamlesi Hakkında konuşmasında, Türkiye’nin güçlü bir teknoloji ekosistemi olduğunu, Türkiye’nin Gayri Safi Milli Hasılası’nın (GSMH) %1’ini AR-GE’ye harcadığını söyledi. 2023 için bu hedefin GSMH’nin %3’ü olduğunu, özel sektörün ARGE’deki payının ise son yıllarda %30’dan %57’ye çıktığı açıklamaları yaptı. 


Galata Business Angels ve Endeavor Türkiye iş birliğiyle gerçekleştirilen yarışmada katılımcılar, girişimlerini Türkiye’nin en büyük melek yatırımcıları ve start up dostu liderlerinin karşısında anlatarak, yatırım çekmeyi ve büyük ödülü kazanmayı hedefledi. 

Yarışmanın kazananları Zirve sonunda gerçekleşen törenle açıklandı. Stars Of Region 1.’lik ödülünü Tion Health Care alırken, Hotel Race 2.’lik ve Sonaris 3.’lük ödülüne layık görüldü. Algopoly ve Userguiding ise jüri özel ödülünü almaya hak kazandı. 

yilmazparlar@yahoo.com

24 Mart 2019 Pazar

TÜROB’un 23. Olağan Genel Kurul Toplantısı-Yılmaz Parlar

TÜROB’da Yeni Sayfa

2004 Yılından itibaren Başkanlık görevini Başarıyla yürüten Timur Bayındır, yine yönetimde başarılı isim, Başkan yardımcısı Müberra Eresin’e Başkanlık görevini teslim etmesiyle TÜROB’un ilk kadın Yönetim Kurulu Başkanı oldu



21 mart 2019 Perşembe günü Hilton Hotel B0sphorus’da Türkiye Otelciler Birliği TÜROB’un 23. Olağan Genel Kurul Toplantısına, Bölge Kaymakamı, Avrupa Oteller ve Kafeler Birliği (HOTREC) Başkanı Jens Zimmer Christensen, THY Yurt İçi Satış Başkanı Emre Menevşe, SKAL İstanbul Klüp Başkanı Ata Eremsoy başda olmak üzere çeşitli turizm örgüt Başkanlerı, temsilcileri ve TÜROB üyeleri katıldılar.



Timur Bayındır açılış konuşmasında, Türk turizmine kayıtsız şartsız hizmet eden 48 yıl önce kurulan birliğin güçlü bir sektör olarak 14 temsilcilikleri ile bugünlere gelindiğini söyleyerek "Turizm sektöründe, konaklama, yiyecek-içecek hizmetleri ve seyahat acenteliği faaliyetlerini kapsayan üç alanda toplam istihdam 2018 yılı itibarıyla yaklaşık 1 milyon kişi olduğunu, sosyal, ekonomik, uluslararası ilişkiler ve ekonomik olarak etki alanı ile birlikte düşünüldüğünde, turizmin katma değerini başka bir sektörle kıyaslamak mümkün olamıyacağı önemine dikkat çekdi. Bayındır “2019 yılına yönelik beklentiler olumlu yönde. hem doluluklarda hem de ortalama oda fiyatlarında yüzde 10-12’lerde artış beklemekteyiz. Turist sayısındaki artıştan daha çok, fiyatlarda yükselme sağlamaya odaklanılması gerekir.” dedi


Bayındır, 2018 yılıyla birlikte rakamlarda da hissedilen toparlanma ile yeniden yükseliş dönemine geçildiğini ifade ederek, önemli kazanımın, pazar, ürün ve strateji çeşitliliği ile birlikte turizmin anlık yönetim ve koordinasyon gerektiren bir sektör olduğunun anlaşılmış olması, ülke ekonomisine önemli bir katkı sağladığı, terör ve darbe girişimiyle yaşanan gerileme ile derinden hissedilmiş olması, ülke sathında en önemli döviz kazandırıcı ihracatçı bir sektör olarak yerini almasının altını çizdi.


Türk Hava Yolları Yurt içi Satış Başkanı Emre Menevşe turizmin yükselişinde, Türk Hava Yolları’nın rolünü dile getirdi. Türkiye'deki hemen hemen her havaalanına sefer icra ettiklerini, Hediye paket turlarla elde edilen tanıtım vasıtasıyla, Türkiye’ye gelen turist sayısında önemli artış kaydediklerini söyledi. Hava yolların gelişiminin ve siparişi verilen 140 kadar uşağın, İstanbul hava meydanın tam kapasite ile hizmete geçtiğinde çok daha yüksek seviyelerde olabileceğini açıkladı. Türkiye'nin hava yolcusu sayısında 2003'ten 2019'a kadar yıllık ortalama yüzde 9,6 büyüdüğünü, Türkiye'nin dünya yolcu sayısında 17. sırada yer aldığını, THY'nin dünya ortalamasından 3 kat fazla büyüdüğünü, Avrupa'nın ikinci büyük kargo şirketi olduklarını 23 kargo uçaklarının bulunduğunu ve kargoda 85 noktaya uçtuklarını, Dünyada en fazla ülkeye uçak havayolu şirketi olarak 124 ülkeye, 306 şehre, 310 noktaya uçulduğu bilgilerini verdi.


Avrupa'daki Oteller, Restoranlar ve Kafelerden oluşan şemsiye derneği olan HOTREC, Başkanı Jens Zimmer Christensen, HOTREC hakkında genel bilgiler verdi önceliklerini maddeler halinde sıraladı. Türk Turizmin 2016-2017-2018 yıllarındaki turist sayısı hakkında bilgiler verdi. Sektörün Avrupa ekonomisine 460 milyar avro katkı sağladığını dile getiren Christensen, "Yaklaşık 70 milyar avrosu KDV ödemesi olmak üzere devlet hazinelerine yaklaşık 126 milyar avroluk katkı sunuyor. Turizm, özellikle Türkiye de dahil olmak üzere tüm bölgede, iş hayatı ve büyüme için büyük bir itici güç." dedi.



Tuluyhan Uğurlu Anadolu Güneşi konulu muhteşem bir konser verdi. Anadolu eski tarihinden Mustafa Kemal’e kadar süreci müzikle birleştiren görüntülü mizansen çok ilgi gördü.
Konuşmalar sonrası seçime gidildi. Tek liste ile seçim oylama sonucunda TÜROB'un Başkan Yardımcısı olan Müberra Eresin Yönetim Kurulu Başkanlığı’na. Armin Zerunyan, Hediye Güral Gür ve Taner Yallagöz, başkan yardımcılıklarına getirildi. TÜROB Genel Müdürü İsmail Taşdemir de profesyonel Genel Sekreter olarak atandı.



Lionel Hotel Genel Müdür yardımcısı, Kıdan A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Demet Kıdan Uğur ve ITE Turkey Turizm & Seyahat & Moda Grup Direktörü Hacer Aydın ile yaptığımız söyleşide Müberra Eresin’in TÜROB başkanlığının memnuniyet verici olduğunu çok başarıl bir çizgi yakalıyacağına inandıklarını söylediler.



TÜROB Yönetim Kurulu; Müberra Eresin (Başkan)  – Eresin Otelleri/Eresin Turizm
Armin Zerunyan (Başkan Yardımcsı) – Hilton Türkiye, Hediye Güral Gür (Başkan Yardımcısı) – NG Otelleri, Taner Yallagöz (Başkan Yardımcısı) – Yaşmak Otelleri
Kasım Zoto (Genel Koordinatör)– Armada Hotel, Levent Erdoğan (Muhasip Üye) – MyDora Hotel İsmail Taşdemir (Genel Sekreter) Banu Dedeman – Dedeman Türkiye, Temel Aygün – Titanic Türkiye, Richard Appelbaum – Divan Türkiye, Orkun Petekçi – Accor Türkiye, Nuri Kalyoncu – Point Türkiye, Ayhan Hacıbektaşoğlu – Barın Hotel,
Uygar Koçaş – Le Meridien Etiler, Ziya Cihan – WOW İstanbul Hotel, Mustafa Topaloğlu – All Seasons Hotel



yilmazparlar@yahoo.com

16 Mart 2019 Cumartesi

GTD Üniversiteyle Elele-Yılmaz parlar

GTD Üniversiteyle Elele

Üniversiteler ve iş dünyası arasındaki işbirliği, özellikle turizm alanında ekonomik kalkınmaya bir alternatif olduğu göz önünde bulundurarak, üniversitelerin turizm bölümleri endüstrisiye dinamik eleman yetiştiren önemli meslek üreticisidir. 



Gastronomi Turizmi Derneği protokol anlaşmalarına devam ederek İstanbul Ayvansaray Üniversitesi ile çok kapsamlı çok faydalı olabilecek sözleşmeye imza attılar.

Ayvansaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitü Müdürü Prof. Dr. Haydar Özpınar ile GTD Başkanı Gökhan Boztepe tarafından imzalanan protokolun ışığında sektöre getirebileceklerin derinliğinde; Turizmin Gastronomi endüstrisi, özellikle kadın ve marjinal grupların istihdamı dahil, istihdam yaratarak sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunma potansiyeline sahiptir
Yemek ve Turizm Deneyimi birimi, dünyadaki çok çeşitli ülkelerden ve bölgelerden gelen yiyecek deneyimlerinin analizinde görünen, uygun politikaların geliştirilmesini destekleyebilecek, destek mekanizmalarını ve pazarlama ve markalaşma faaliyetlerini destekleyebilecek gıda deneyimleri ve turizm arasındaki ilişki hakkında yeni bilgiler geliştiren Gastronomi Turizm derneği (GTD) ekonomik ve sosyal refahı artıracak politikaları teşvik etmeyi hedefliyor.



Yiyecek yalnızca hayatta kalmak ve yerel kalkınma için hayati değildir, aynı zamanda yeni ortaya çıkan önemli yaratıcı ve kültürel endüstriler için de temel oluşturur.


Çağdaş deneyim ekonomisinde, tüketiciyi meşgul etmek için eğitim, eğlence, estetik ve kaçış unsurlarını birleştiren karmaşık deneyimler ortaya çıkmaktadır.


Turistler için gıda deneyimleri, yerel gıda üreticileri, tedarikçiler ve kültürel ve turizm girişimcilerini birbirine bağlayan değer ağının hayati bir bölümünü oluşturur.


Turistler için gıda deneyimleri ile tarım, gıda üretimi, ülke markalaşması ve kültürel ve yaratıcı endüstri politikaları gibi diğer politika alanları arasındaki önemli bağlantılar nedeniyle, politika geliştirme ve uygulamaya entegre, bütünsel bir yaklaşım geliştirmek önemlidir.



Gıda, turizm hizmetlerinin gelişiminde özellikle önemli bir role sahiptir, çünkü genellikle turist harcamalarının % 30'unu veya daha fazlasını içerir ve bu para genellikle doğrudan yerel işletmelere harcanır.

Kentsel gelire dayalı, turizm sektöründe büyüyen ve verimli bir bileşen olan Gastronomi turizmi, ekonomik açıdan bakıldığında, turizm ülkelerin ulusal ekonomilerinin toparlanabilmesi için önemli formlar içerir. Bölgesel spesifik ihtiyaçlara cevap vermede proaktif rol alan üniversitelerin eğitim ve bilimsel araştırma misyonu sayesinde, eğitimle uygulanabilirliği iyi şekilde performans sergilenebilir.  Üniversite, yenilikçi çözümler bulabilecek uzmanlar yetiştirmek için sorumluluk almaktadır.

Bu nedenle sürdürülebilir kalkınmayı hedefleyen turizm projelere destek varlığı üniversite ile turizm sektöründeki diğer faktörler arasında aktif bir ortaklık bilinciyle protokolü çok önemli bir adım olarak görmekteyiz.


İstanbul Ayvansaray Üniversitesi Balat yerleşkesinde gerçekleşen protokolde  İstanbul Ayvansaray Üniversitesi Gastronomi Yüksek Lisans öğrencilerinin tez konularının GTD bilim kurulu ile ortaklaşa belirlenmesi ve belirlenen konuların  sektörün sorunlarını öne çıkaran çalışmalar olması, GTD ile ortaklaşa Uluslararası Gastronomi Konferansı, seminerler ve sertifika programlarının yapılması kararları mevcut. 


İstanbul Ayvansaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitü Müdürü Prof. Dr. Haydar Özpınar protokol öncesi yaptığı konuşmasında, “Köklü bir geçmişe sahip olan Türk mutfağı uzun yıllar kültür ve sanatla ilişkisi kurulamadığı için maalesef marka değerine ulaşamadığı bu nedenle yeme içmenin estetik, kültür ve sanatla yoğrularak sunulması zorunlu hale geldiği vurgulanmıştır. Gastronomi temelde insanın ve estetiğin yer aldığı yemek bilimi olma yanında sanat ve kültürü de kapsamına almaktadır. Günümüzde konuya bu şekilde bakan ülkelerin mutfakları birer marka değeri olduğunu belirtmiştir.


İstanbul Ayvansaray Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları eğitimi; dinamik ve sürekli değişen koşullara uygun nitelikli iş gücü sağlayacak şekilde yapılandırılacak olup sektör ve ülke ihtiyaçlarına göre ders müfredatları düzenlenecek ve medyanın doğru bilgilendirmesi sağlanacaktır. Bu alanda yetişmiş profesyonel eğitimcilerden yararlanarak uygulamaya daha fazla ağırlık verilecektir. Öğrencilerimize Gastronomi kültürünü öğrenirken sadece içinde bulundukları yöresel kültürü değil farklı kültürleri de öğreneceklerdir.

Mezunlarımız bilgi birikimleriyle ülkemizin kültür elçisi olarak yeni deneyimler, yenilikler ve değişimler içinde rol alacaklar ve Gastronomi kültürünü geliştirmek ve yaymak gibi önemli bir görevi üstleneceklerdir. Öğrencilerimiz anlaşmalı olduğumuz firmalarla işbirliği içerisinde yöresel ve uluslararası gastronomi alanlarında araştırmalar yaparak yerel kültürden küresel kültüre doğru bir gelişim sağlanmasına katkıda bulunacaklardır. Yapılan tez çalışmaları İngilizce olarak yayınlanarak gastronomi kültürümüzün tanıtılmasına destek verilecektir.”şeklinde açıklamalarda bulundu.
Toplantıya GTD Başkanı Gökhan Boztepe yaptıkları faaliyetler hakkında bilgilendirdi. Dernek Misyonu istikametinde durmaksızın aralıksız  çalışmalar yürütmeye devam edeceklerini söyledi.

İstanbul Ayvansaray Üniversitesi yetkililerin verdiği bilgiler doğrultusunda;

Doç. Dr. Tolga Yazıcı başkanlığında Plato Vakfı tarafından kurulan İstanbul Ayvansaray Üniversitesi; Merter, Ayvansaray ve Yenibosna olmak üzere 3 farklı merkezi lokasyonda konumlanmaktadır.
2016 yılında kurulan İstanbul Ayvansaray Üniversitesi, bilim, sanat ve tasarım üçlüsünü bir arada yeniden yorumlayarak inovasyon ve sürekli gelişimi hedefleyen, dönüşüm ve ilerlemeyi hızlandıracak öncü teknolojileri hayata geçirmeye odaklanmış bir şehir içi üniversitesidir.
Akademik alandaki çalışmalarına 2009 senesinde Plato Meslek Yüksekokulu ile başlayan İstanbul Ayvansaray Üniversitesi bünyesinde; Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, Mühendislik Fakültesi, İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Fen Bilimleri Enstitüsü, Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu ve Plato Meslek Yüksekokulu’nu bulundurmaktadır.
Bilim, sanat ve tasarım arasındaki ilişkiyi yeniden yorumlayan İstanbul Ayvansaray Üniversitesi, sanat ve estetik değerlerini merkezde konumlandırarak alanında uzman, deneyimli akademik kadrosu ile meslek yüksekokulu liderliğini, üniversite seviyesine çıkarmayı hedeflemekte ve iş dünyasına nitelikli insan kaynağı yetiştirmeyi amaçlamaktadır.
Katılımcıların üniversite yerleşke gezisiyle toplantı son buldu.



yilmazparlar@yahoo.com

24 Şubat 2019 Pazar

M.I.C.E. VE KIBRIS-Yılmaz Parlar



M.I.C.E. VE KIBRIS


Turizm fuarlarında, Ülke turizmini standında sergilerken vitrinin çok önemi vardır. 20-22 Şubat 2019 tarihlerinde İstanbul Kongre merkezinde 6.Kez turizm dünyasını  buluşturan fuar Ace Of M.I.C.E. KKTC  Standında; dünya’da deniz dibinden çıkarılıp birleştirilen, en eski 2300 yıllık Batık ticaret gemisinin replikası ( Orijali Girne Kalesi içindeki Batık Gemi Müzesinde) ve yanında bulunan Girne’den getirilen Amforalar, milat öncesi dördüncü yüzyıl tarihine şahitlik ederken coğrafyasında çok medeniyetin kültür mirasına sahip olduğunu anlatıyor.




Kuzey Kıbrıs adasını Turizm destinasyonunda önemli kılmak için ilk nedeni kültürün –kültür mirasın her ilinde, ilçesinde, köyünde varlık göstermesidir.




Akdeniz’in en önemli turizm destinasyonu olmasına rağmen, büyük bir turizm potansiyeline sahip Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, hak etdiği turizmin istenilen seviyeye gelmesi için KKTC Turizm ve Çevre Bakan Fikri Ataoğlu tanıtım faaliyetlerini sürdürüyor. Her Turizm Fuarlarına ve etkinliklerine katıldığını ziyaret etdiği seyahat acentalarına yoğun bir şekilde Kıbrıs turizmini anlatdığına şahit oluyoruz.




Türk seyahat acantalarına sitem ederek, Yunan ada reklamlarını üzülerek gördüğünü Kuzey Kıbrıs'ta bizim adamız şeklinde herhangi bir reklam görmediğini dile getirerek Kıbrıs’ın kültürel tarihini, kültürel mekanları, anlatıyor. Her alternatifli her tür turizm çeşidine sahip Kıbrıs’ın tüm yıl sürecek turizm akışı için önem verdiği Kongre turizmde de hazırlıklı olduklarını yeterli alt yapıya sahip olduklarını dile getiriyor. Mücadele verdiklerini Rumlara ve engellemelerine rağmen hedefledikleri 1,5 milyon turist öngörüleri var.




Bakan Fikri Ataoğlu’nu haklı buluyoruz. Tarihine şehidine sahip çıkan Ülkeler varlıklarını sürdürür. Avustralya turistlerin Çanakkale’deki şehitlerini ziyaret etdikleri gibi Bizlerde Girne Karaoğlanoğlu şehitliğinde yatan yavrularımızı ziyaret etmeliyiz.





6’ncı kez kongre, toplantı ve etkinlik sektörünü bir araya getiren “ACE of MICE Exhibition by Turkish Airlines” fuarı açılışında bulunan Bakan Fikri Ataoğlu   


“Ülkemizde kongre turizminin geliştirilmesi, teşvik edilmesi, uluslararası kongre ve toplantıların ülkemize kazandırılması, açısından ACE of MICE Fuarı önemli bir organizasyondur. Bakanlığımız,  Ace of M.I.C.E fuarına 100 m2’lik bir alan üzerine kurulmuş Girne Kalesi’nin küçük bir modeli olan stantla ülkemizin en iyi şekilde tanıtılmasını sağlamaktadır.” Şeklinde açıklama yaptı.




Kıbrıs Atandını ziyaret etdiğimizde söyleşide bulunduğumuz, Bakan Ataoğlu, kongre, toplantı ve etkinlik organizasyonlarının düzenli bir şekilde artması gerektiğini, M.İ.C.E turizmi adı altında turist çekmek için Hindistan pazarında da çalışmalar yürüttüklerini, Hindistan’ın en büyük ilaç firmalarının yıllık bayi toplantılarını, Kıbrıs’da düzenlemeleri için anlaşmalar yaptıklarını, ayrıca kaliteli turist profilinin arttırılması ve yeni destinasyonlar yaratma maksadı ile THY işbirliğinde tanıtma ve pazarlama çalışmaları da düzenlediklerini  söyledi.





Stand turizm görevlerinden Kıbrıs turizmi hakkında aldığımız bilgilere göre; Kıbrıs’ta gezilecek yerler arasında oldukça etkileyici eserler var. Lefkoşa’da Surlariçi dediğimiz bölge, herkesin mutlaka görmesi gereken yerlerin başında. Lefkoşa’da Venedik Sütunu, Girnekapısı, Selimiye Camii, Osmanlı ve İngiliz dönemlerinden kalma mekanlar. Girne’de Eski Liman, Girne kalesi, Karaoğlanoğlu Şehitlik, Bellapais Manastırı, St.Hilarion Kalesi ziyaret edilebilir. Karpaz’da Apostolos Anderas Kilisesi


 yilmazparlar@yahoo.com