Ece Şahin’den İş Dünyasında Farkındalık Yaratan, İnce Çizgisine Cesur Bir Işık tutan Güçlü Mesajlar
İş dünyasında başarı yalnızca rakamlarla değil, iletişim kalitesiyle de ölçülür. Şahin Şirketler Grubu CEO’su, başarılı iş insanı ve vizyoner lider Ece Şahin, iş hayatında sıkça göz ardı edilen ama etkisi derin olan En Hassas Konusunu ele aldığı "Samimiyet mi? Sınır İhlali mi?" adlı kitabı ile profesyonel iletişimin görünmez kurallarına ışık tuttu. Bu alanda önemli bir farkındalık yaratdı…
Görkemli Lansman, Elit Davetliler
Ece Şahin’in merakla beklenen kitabının lansmanı, 26 Aralık 2025 akşamı, eğlence ve zarafetin buluştuğu Çakıl Keyif Restaurant’ta görkemli bir organizasyonla gerçekleştirildi.
İş, cemiyet ve medya dünyasından elit dostların katıldığı tanıtım gecesinde, davetliler Ece Şahin’in imzalı kitaplarını alma ayrıcalığını yaşadı.
İş Kadınından İş Dünyasına Samimi ve Güçlü Bir Rehber
Ece Şahin, uzun yıllara dayanan liderlik deneyimlerinden ve keskin gözlemlerinden yola çıkarak kaleme aldığı eserinde, profesyonel deneyimini samimi bir dille aktarıyor.
Ece Şahin, kitapta iş yaşamında kullanılan bir cümlenin bazen köprüler kurabildiğini, bazen görünmez duvarlar örebildiğini çarpıcı örneklerle ortaya koyuyor.
İlişkileri güçlendiren samimiyet nerede biter, rahatsız edici bir sınır ihlali nerede başlar?"
Samimiyet ile sınır ihlali arasındaki o ince çizgiyi ustalıkla anlatan Şahin, iş dünyasında hitap biçimlerinin sadece kelimelerden ibaret olmadığını, ilişkilerin yönünü ve kurum kültürünü doğrudan etkilediğini vurguluyor.
İletişim Tuzaklarına Ayna Tutan Bir Eser
Ece Şahin, yılların birikimiyle edindiği gözlemleri; çoğu zaman adını koyamadığımız iletişim tuzaklarıyla harmanlayarak okuyucuya kendine ayna tutan bir farkındalık alanı sunuyor.
Samimiyetin doğru kullanıldığında nasıl iyileştirdiğini, yanlış kullanıldığında ise nasıl yaralayabildiğini; içtenlik, saygı ve profesyonellik kavramları üzerinden sade ama etkili bir anlatımla aktarıyor.
Yöneticiler ve Ekipler İçin Başucu Kitabı
Yöneticilerden çalışanlara, ekip liderlerinden girişimcilere kadar iş dünyasında sağlıklı ilişkiler kurmak isteyen herkes için “Samimiyet mi – Sınır İhlali mi?”, güvenli iletişimin dilini yeniden tanımlayan güçlü bir başvuru kaynağı olarak öne çıkıyor.
İş Dünyasının Görünmez Çizgisini Çizen, Modern iş yaşamının en kritik ikilemlerinden birini masaya yatıran Ece Şahin’e Takdir…
Başarılı iş hayatını, liderlik vizyonunu ve insan odaklı yaklaşımını bu değerli eserle taçlandıran Ece Şahin, iş dünyasında iletişimin önemine dikkat çeken öncü çalışmasıyla büyük takdir topladı.
Ece Şahin, İş Dünyasına İlham Veren Bir Lider ve Öncü Bir Kalem
Kitap, yalnızca bir iletişim rehberi değil; aynı zamanda daha insancıl, daha saygılı ve daha verimli iş ortamları inşa etmek için bir yol haritası sunuyor.
Lansman gecesi boyunca gösterilen yoğun ilgi, kitabın şimdiden önemli bir boşluğu doldurduğunu gözler önüne serdi.
Lansmanda konuşan Ece Şahin, "Amacım, hepimizin günlük hayatta hissettiği ama çoğu zaman adlandıramadığı o ince çizgiye dikkat çekmek ve daha bilinçli, daha nazik bir iletişim dilinin mümkün olduğunu göstermek" dedi.
Katılımcılar, iş hayatının bu önemli ve üzerinde nadiren durulan konusunu ele aldığı için Şahin'i kutlayarak, imzalı kitaplarını almanın mutluluğunu yaşadı.
Ece Şahin, sadece başarılı bir iş insanı olarak değil, şimdi de deneyimlerini paylaşan bir yazar olarak, Türkiye iş dünyasına değer katmaya ve iletişim kültürümüzü zenginleştirmeye devam ediyor.
V. Endüstri 4.0 Zirvesi, Yerli ve Uluslararası Karar Vericileri İstanbul’da Buluşturdu
World Media Group tarafından düzenlenen V. Endüstri 4.0 Zirvesi, 26 Aralık 2025 Cuma günü Taksim Square Otel’de yoğun katılımla gerçekleştirildi. Bu yılki zirvede yüzlerce firma karar vericisi, akademisyenler, teknoloji liderleri ve sürdürülebilirlik uzmanları bir araya geldi.
Zirveye Uluslararası Destek
30 Ülkeden Teknoloji Yayıncıları İstanbul’u Selamladı
Zirve, yalnızca Türkiye’den değil, 30’a yakın ülkeden teknoloji ve ekonomi yayıncılarının desteğiyle küresel bir boyut kazandı. Hollanda, İtalya, Hindistan ve Polonya’dan sektör temsilcileri ve yayıncılar zirveye mesajlarıyla katkı sundu. Hollanda’dan Metal Magazine Genel Yayın Yönetmeni’nin sunumu katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi.
İlker Kaplan, “Endüstri 4.0 Sadece Fabrikaların Değil, Toplumun Dönüşümüdür”
World Media Group Genel Yayın Yönetmeni’nden Güçlü Açılış Mesajı
World Media Group Genel Yayın Yönetmeni ve Endüstri 4.0 Türkiye Koordinatörü İlker Kaplan, açılış konuşmasında zirvenin temel vizyonunu şu sözlerle özetledi:
“Biz Endüstri 4.0’ı yalnızca üretimle sınırlamıyoruz. Üniversiteler, dernekler ve firmalarla birlikte Ar-Ge odaklı bir ekosistem inşa ediyoruz. Bu dönüşüm, uluslararası iş birlikleriyle daha da güçleniyor.”
Kaplan ayrıca zirve kapsamında online sunumlar, üniversite projeleri, firma sunumları ve ödül törenleri ile son derece yoğun bir program yürütüldüğünü vurguladı.
Endüstrinin Yıldızları Ödüllendirildi
Başarı ve Katkı Sahiplerine Plaket Takdimi
Zirve kapsamında düzenlenen “Endüstrinin Yıldızları” ödül töreninde, Endüstri 4.0 dönüşümüne katkı sağlayan isimlere plaketleri takdim edildi. Katılım sağlayamayan isimlerin ödüllerinin ilerleyen süreçte ulaştırılacağı belirtildi.
Ali Rıza Ersoy, “Dijital Dönüşüm Toplumsal Bir Zorunluluk”
ION Akademi Kurucusu’ndan Eğitime ve Yapay Zekâya Net Mesajlar
ION Akademi Kurucusu Ali Rıza Ersoy, konuşmasında dijitalleşmenin yalnızca sanayiyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı:
“Toplumu dijitalleştirmek zorundayız. Eğitimden başlayarak, yapay zekâ ve veri okuryazarlığını herkes için erişilebilir hale getirmeliyiz.”
Ersoy, sertifika programlarından iş görüşmelerinde yapay zekâ kullanımına kadar birçok çarpıcı örnek paylaşarak, gelecekte insan–yapay zekâ ortak karar mekanizmalarının standart hale geleceğini ifade etti.
Akademiden Endüstriye, Dijital İkiz Teknolojileri
Ege Üniversitesi’nden Bilimsel ve Uygulamalı Yaklaşım
Ege Üniversitesi akademisyenleri tarafından yapılan sunumda Dijital İkiz (Digital Twin) teknolojileri tüm yönleriyle ele alındı. Akademik çerçevede dijital ikizlerin:
Gerçek zamanlı veri ile beslendiği
Fiziksel sistemlerle çift yönlü çalıştığı
Karar destek, hata tahmini ve optimizasyon sağladığı
vurgulandı.
Sunumda ayrıca yapay zekâ, makine öğrenmesi, 5G/6G, siber güvenlik ve büyük veri entegrasyonunun önemine dikkat çekildi.
Sanayide Uygulama Örnekleri Öne Çıktı
Dijital İkizlerle Verimlilik, Bakım ve Eğitim Devrimi
Sanayi temsilcileri, dijital ikizlerin;
Hat ve tesis optimizasyonu, Kestirimci bakım, Operatör eğitimi, Ürün ve süreç tasarımı gibi alanlarda maliyet ve zaman avantajı sağladığını örneklerle aktardı.
Sürdürülebilirlik Ve Döngüsel Ekonomi Gündemde
Şeyda Dağdeviren
“Değer Kaybını Tasarım Aşamasında Önlemeliyiz”
CIRCO Sürdürülebilirlik Direktörü Şeyda Dağdeviren, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir tasarımın sanayi için artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirtti.
“Ürünün yaşam döngüsündeki her aşamada değer kaybını önleyebiliriz. Bunun yolu tasarım odaklı düşünmekten geçiyor.”
Yapay Zekâ Çağında Karar Kimin?
Mert Sadıkzade’den Çarpıcı Keynote
“Entropi Çağında Yapay Zekâ: Kararı Kim Veriyor?” başlıklı keynote konuşmasında Mert Sadıkzade, yapay zekânın karar mekanizmaları üzerindeki etkisini ele aldı.
Sadıkzade, güven, ilişki ekonomisi, duygusal zekâ ve algoritmik yönlendirme konularına dikkat çekerek şu mesajı verdi:
“Yapay zekâ yalnızca daha hızlı değil, daha akıllı kararlar almamıza yardımcı olmalı. Ancak kontrol ve etik dengeyi kaybetmemeliyiz.”
Endüstri 4.0’da Gelecek Vizyonu
İnsan, Teknoloji ve Güven Odaklı Yeni Dönem
V. Endüstri 4.0 Zirvesi, insan odaklı teknoloji, sürdürülebilir üretim, akıllı fabrikalar ve yapay zekâ destekli karar sistemleri ekseninde geleceğin yol haritasını ortaya koydu.
Zirve, Türkiye’nin Endüstri 4.0 vizyonunun uluslararası arenada daha güçlü bir şekilde konumlandığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Entropi Çağında Yapay Zekâ
Kararı Kim Veriyor?”
Mert Sadıkzade, “Sistemler Akıllandıkça Kontrol Edilebilirlik Azalıyor
V. Endüstri 4.0 Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen keynote konuşmasında Danışman ve Konuşmacı Mert Sadıkzade, yapay zekâ çağında karar alma mekanizmalarının nasıl dönüştüğünü ele aldı. “Entropi Çağında Yapay Zekâ
Kararı Kim Veriyor?” başlıklı sunumunda Sadıkzade, pandemi, savaşlar, iklim krizi ve ekonomik belirsizliklerin insanlığı yüksek bir düzensizlik ve belirsizlik ortamına sürüklediğini vurguladı.
Sadıkzade, dijitalleşmenin hızlandığı bu dönemde bireylerin ve kurumların karar yorgunluğu yaşadığını belirterek, “Bugün hepimiz dijitaliz ancak kararlarımızın önemli bir kısmını belirsizlik içinde alıyoruz. Eski sistemler ve alışkanlıklar artık yalnızca birer pratikten ibaret,” dedi.
Otomasyon Arttıkça Kırılganlık Da Artıyor
Bilgi çağında otomasyonun yoğun şekilde konuşulduğunu ifade eden Sadıkzade, aşırı otomasyonun beraberinde bağımlılık, gürültü ve kırılganlık getirdiğine dikkat çekti. 2025 yılı itibarıyla sistemler akıllandıkça kontrol edilebilirliğin azaldığını söyleyen Sadıkzade, algoritmaların yönettiği karmaşık dünyada tüketicilerin ve şirketlerin nasıl, ne zaman ve neye göre karar vereceği sorusunun giderek zorlaştığını dile getirdi.
Dikkat Ekonomisi Ve 8 Saniyelik Karar Anları
Sunumda dikkat ekonomisine de değinen Sadıkzade, çoklu ekranlarla çevrili bir dünyada insanların odak süresinin ciddi biçimde kısaldığını ifade etti. Yapılan araştırmalara göre bireylerin ortalama dikkat süresinin yaklaşık 8 saniyeye düştüğünü hatırlatan Sadıkzade, “Tüketicinin karar anını yakalamak ve hızlandırmak artık en kritik meselelerden biri,” dedi.
Yapay Zekâ İle Tek Yönlü İlişkiler Kırılıyor
Sadıkzade, geçmişte markalarla tüketiciler arasında tek yönlü bir bağ olduğunu, yapay zekâ destekli sistemlerle bu yapının değiştiğini belirtti. Kişiselleştirilmiş yapay zekâ uygulamalarının kullanıcıyı tanıyarak onunla etkileşime geçtiğini söyleyen Sadıkzade, bu durumun ilişki ekonomisini ön plana çıkardığını vurguladı.
“Artık ürün satmaktan çok ilişki inşa etmek konuşuluyor. 2026 ve sonrasında en kritik kavram güven olacak,” ifadelerini kullandı.
Z Kuşağı Ve Duygusal Kararlar
Z kuşağının kişiselleştirmeyi bir ayrıcalık değil, standart bir beklenti olarak gördüğünü belirten Sadıkzade, tüketici davranışlarının sanıldığı kadar rasyonel olmadığını, duygusal zekânın karar süreçlerinde belirleyici rol oynadığını aktardı.
Nörobilimden örnekler paylaşan Sadıkzade, duygusal zekâda oluşan en küçük bir hasarın bile karar verme yetisini ciddi biçimde etkileyebildiğini söyledi.
Artık Google’a Değil, Yapay Zekâya Soruyoruz
Günümüzde birçok kişinin bir doktora gitmeden önce semptomlarını yapay zekâya sorduğunu belirten Sadıkzade, yapay zekânın karar destek mekanizması olarak hızla benimsendiğini vurguladı. Ancak bu durumun “kararı kim veriyor?” sorusunu daha da kritik hale getirdiğini ifade etti.
Sanayi Devrimlerinden Yapay Zekâ Çağına
Konuşmasında sanayi devrimlerine de değinen Sadıkzade, insanlığın mağara duvarlarından akıllı teknolojilere uzanan yolculuğunu hatırlattı. Dördüncü Sanayi Devrimi ile birlikte yapay zekânın yalnızca hız değil, anlam ve bağlam ürettiğini vurgulayan Sadıkzade, “Artık önemli olan yalnızca ne kadar zeki olduğumuz değil, duygusal zekâyı ne kadar kullandığımız,” dedi.
Doğru Karar Değil, Doğruya En Yakın Karar
Yapay zekâ korkularına da değinen Sadıkzade, asıl amacın kusursuz kararlar değil, doğruya en yakın kararları verebilmek olduğunu belirtti. Hiyerarşik organizasyon yapılarının bu hız çağında yetersiz kaldığını ifade eden Sadıkzade, gelecekte insan davranışını anlayabilen sosyal bilimciler ile yapay zekânın birlikte çalışmasının en yüksek değeri yaratacağını söyledi.
Geleceğin Yetkinliği: Çoklu Yetenek Ve İnsan Odaklı Teknoloji
Konuşmasını geleceğe yönelik mesajlarla tamamlayan Sadıkzade, kod yazmaktan çok problem tanımlama, eleştirel düşünme ve insan odaklı yetkinliklerin önem kazanacağını vurguladı. Önümüzdeki 10 yılda çok farklı mesleklerin ve uzmanlık alanlarının ortaya çıkacağını belirten Sadıkzade, yapay zekâ çağında asıl rekabet avantajının insanı anlayabilmekten geçtiğini ifade etti.
Orkun Özeller Beraat Etti, Adliye Önü Bayram Yerine Döndü
Dört Saatlik Duruşmanın Sonucu, Vatansever Albay Özgür
İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde bugün görülen E. Albay Orkun Özeller davası, yalnızca bir yargı süreci değil, aynı zamanda hukukun üstünlüğüne inanan kesimlerin ortak sesi oldu. Duruşmaya Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, çok sayıda emekli subay, general, milletvekili, Özeller’in devre arkadaşları, ailesi ve Atatürkçü Türk derneklerinin temsilcileri katıldı.
Katılımın Gücü ve Toplumsal Dayanışma
Adliye önünde sabah saatlerinden itibaren toplanan kalabalık, sessiz ama kararlı bir şekilde süreci izledi. Anne, baba, kardeşler, kuzenler, enişteler ve yakın akrabalar duruşma salonunda Orkun Özeller’e destek verdi. Kalabalığın büyük kısmını oluşturan Atatürkçü dernekler ve sivil toplum kuruluşları, duruşma boyunca milli birlik ve adalet çağrısı yapan sloganlar attılar.
Zaman zaman sloganların yükseldiği anlarda, Ümit Özdağ’ın sükunet çağrısı, duruşmanın havasını olgun bir çizgide tutarak dikkat çekti. Özdağ, destek veren topluluklara hitaben, “Sükunetle duruşumuzu koruyalım, adalet duygumuzu provokasyona kurban etmeyelim,” mesajı verdi. Bu tavır, kışkırtıcı bir niyetin olmadığını ve sürecin siyasi değil, tamamen hukuk ve vicdan merkezli bir dayanışma hareketi olduğunu açıkça gösterdi.
Kahraman Bir Subayın Hikâyesi
E. Albay Orkun Özeller, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde uzun yıllar görev yapmış, yurt içinde ve dışında birçok kritik görevde bulunmuş bir subay olarak tanınıyor. Disiplini, vatan sevgisi ve görevine bağlılığıyla bilinen Özeller, askerî kariyerinde edindiği tecrübe ve cesaretiyle hem meslektaşları hem de kamuoyu nezdinde saygı gören bir isim. Emeklilik sonrasında da milli meselelerde duyarlılığı ve açık fikirli duruşuyla tanınan Özeller, kamu vicdanında “vatansever bir asker” kimliğiyle yer etti.
Duruşmanın Seyri ve Karar
Yaklaşık dört saat süren duruşma, yüksek bir dikkat ve ilgiyle izlendi. Mahkeme heyeti, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasından beraat kararı verirken, “hakaret” suçlaması için adli para cezası uygulanmasına hükmetti. Karar, salonda bulunan ailesi, yakınları ve dernek temsilcileri tarafından büyük bir sevinçle karşılandı.
Ümit Özdağ’dan Sert Ama Dengeleyici Mesajlar
Duruşma sonrası basın açıklaması yapan Prof. Dr. Ümit Özdağ, süreci değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:
“Orkun Özeller Albay’ın davasında tahliye kararı çıktı. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçundan beraat etti. Ancak bu süreç, Ankara’da takipsizlik verilen dosyanın İstanbul’da canlandırılmasıyla, düşman ceza hukuku uygulamalarının hâlâ sürdüğünü gösteriyor. Türkiye hiçbir zaman Kuzey Kore olmayacak. Türk halkı, demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne inanan bir halktır. Bu ülkenin insanı, hukuk devletine sahip çıkmaya devam edecektir.”
Adaletin ve Birliğin Simgesi
Orkun Özeller davası, yalnızca bir yargı kararıyla değil, toplumun her kesiminden gelen dayanışma duygusuyla tarihe geçti. Ailesi, arkadaşları, emekli askerler, milletvekilleri ve sivil toplum kuruluşları; adaletin yalnızca mahkeme salonlarında değil, toplumun vicdanında da yaşatılması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.
İletişim dünyasında başarı artık yalnızca iyi ürün ya da kaliteli hizmetle sınırlı değil; markaların doğru zamanda, doğru stratejiyle hedef kitlelerine ulaşabilmesi her zamankinden daha kritik.
İşte bu dönüşümün merkezinde yer alan 5N1PR, kurulduğu günden bu yana fark yaratan bir vizyonla ilerliyor.
2016 yılında Kenan Kaffar ve Göksun Kuburlu tarafından kurulan 5N1PR, gazetecilikten gelen güçlü tecrübesini kurumsal iletişim profesyonelliğiyle birleştirerek bugün hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda onlarca markanın güvenilir danışmanı haline geldi.
İletişimin Yenilikçi Yüzü
Halkla ilişkilerden sosyal medya yönetimine, medya stratejilerinden prodüksiyon ve dijital pazarlamaya kadar iletişimin her alanında hizmet veren 5N1PR, kurumların tüm ihtiyaçlarına “tek elden bütünleşik çözüm” sunuyor.
Ajans, değişen iletişim trendlerini yakından izleyerek teknolojik gelişmelere yatırım yapıyor; yapay zekâ destekli medya analizleri, yenilikçi kampanya kurguları ve dijital marka stratejileriyle fark yaratıyor.
Kenan Kaffar, “Sorumluluk Duygumuz, En Büyük Motivasyonumuz”
Sektörde güvenin ve istikrarın adresi haline gelen 5N1PR’ın kurucu ortağı Kenan Kaffar, ajansın başarısının ardındaki felsefeyi şöyle özetliyor:
“Kurulduğumuz günden bu yana en büyük motivasyonumuz sorumluluk duygumuz oldu. Doğruluğuna inandığımız alanlarda yenilikten asla kaçmadık, disiplinli çalışmayı prensip edindik. Bugün geldiğimiz noktada, sektöre değer katan, fark yaratan bir ekip olmanın gururunu yaşıyoruz.”
Kaffar, iletişimde ekibin gücüne de dikkat çekiyor
“Her şey çok hızlı değişiyor. Bu nedenle biz, yenilikleri takip eden, değişime açık, vizyoner bir ekiple çalışıyoruz. Uyum, disiplin ve yaratıcılık bizim en güçlü kaslarımız.”
Çok Yönlü Hizmet, Çok Sektörlü Deneyim
Finanstan gıdaya, ihracatçı birliklerinden sivil toplum kuruluşlarına kadar geniş bir yelpazede hizmet veren 5N1PR, farklı sektörlerde kazandığı tecrübeyle markalara derin bir bakış açısı kazandırıyor. Kaffar, ajansın bu yaklaşımını şöyle anlatıyor:
“Yaptığımız işin tek bir doğrusu yok. Bu yüzden değişime direnmek yerine dünyadaki tüm gelişmeleri yakından takip edip adapte olmayı önemsiyoruz. Bu yaklaşım, danışmanlık verdiğimiz kurumlara rekabette büyük avantaj sağlıyor.”
Geleceğe Yatırım, Yeniliğe Adanmış Vizyon
Geleceğe dair hedeflerini paylaşan Kenan Kaffar, 5N1PR’ın önümüzdeki dönemde teknoloji, dijitalleşme ve sürdürülebilir iletişim ekseninde büyüyeceğini belirtiyor:
“İletişimde teknoloji ve sosyal medya artık ayrılmaz bir bütün. Biz, global trendleri takip ederek kurumlarımızın değerini yükseltecek, stratejik iletişim yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğiz.”
5N1PR: İletişimde Güvenin, Yeniliğin ve Stratejinin Adı
Gazetecilik köklerinden gelen habercilik disiplini, dijital çağın yenilikçi refleksleriyle birleşince ortaya yalnızca bir ajans değil; bir iletişim aklı doğuyor. Kenan Kaffar’ın vizyoner liderliğiyle 5N1PR, sektöre sadece yön vermiyor; iletişimin geleceğini yeniden tanımlıyor.
Turizmin kalbinden gelen bir lider, sektöre vizyon, samimiyet ve güven getiren bir isim, Aylin Özsavaş. Her kelimesi, her adımı, mesleğine ve meslektaşlarına duyduğu sevgiyle yoğrulmuş. Bu güçlü buluşma, sadece bir toplantı değil, turizmin yeniden doğuşunun habercisiydi.
TÜRSAB Başkan Adayı Aylin Özsavaş’tan Acentalar Buluşması
15 Ekim 2025 Çarşamba akşamı, Taksim Hill Hotel’de, otelin Yönetim Kurulu Üyesi Mahir Yüksel ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlikte, TÜRSAB Başkan Adayı Aylin Özsavaş, turizm sektöründeki birlik ve iş birliğini güçlendirmek amacıyla sektör temsilcileriyle bir araya geldi.
Taksim’in kalbinde yer alan, tarihi ve prestijli Taksim Hill Hotel, sektör profesyonellerini ağırlarken, turizmin geleceği, sektördeki sorunlar ve çözüm yolları gündeme geldi.
Aylin Özsavaş konuşmasında, sektöre dair samimi, cesur ve birleştirici mesajlar verdi. “Vatanını en çok seven, işini en iyi yapandır.” sözleriyle Atatürk’ün vizyonunu hatırlatarak, turizmde liyakat, şeffaflık ve dayanışma temelli bir gelecek çağrısında bulundu.
Etkinlikte ev sahipliği yapan Mahir Yüksel, nezaketi ve profesyonelliğiyle geceye damga vurdu. Organizasyonda emeği geçen Nezahat Şamlı Şen ve ekibi ise tüm misafirlere mükemmel bir ev sahipliği sundu.
Aylin Özsavaş, sadece bir başkan adayı değil, turizmin vicdanı, emeğin ve umudun sesi. Sözleriyle ilham veren, sektörün sorunlarına dokunan, çözüm odaklı yaklaşımıyla güven veren bir lider. Turizmin geleceğini onun vizyonu ve kararlılığıyla yeniden şekilleneceğine tüm kalbimle inanıyorum.
Bu yılki GastroShow 2025, “Sağlık” temasıyla bir gastronomi şöleni niteliğindeydi; hem lezzeti hem yenilikçi fikirleriyle öne çıkan stantlar ve sürpriz uygulamalarla katılımcıların beğenisini kazandı.
Başkanlığını Gürkan Boztepe’ nin Yaptığı GTD Gastronomi Turizm Derneği tarafından düzenlenen, GastroShow 2025, bu yıl “Sağlık” temasıyla 6 Ekim 2025 Pazartesi günü Swissôtel The Bosphorus, İstanbul’da gerçekleştirildi.
Lezzet, Teknoloji ve Yerel Zenginlikler Sahneye Çıktı
Öne Çıkan Stantlar ve Sürpriz Sunumlar
VitaMarin/ Öz Sağdıçlar Balıkçılık Türkiye’nin deniz ürünleri tedarikçilerinden biri olan Öz Sağdıçlar Balıkçılık, Horeca kanalına yönelik toptan balık temininde sektöründeki konumunu pekiştirdi.
Ancak fuarda sadece tedarik vurgusu yoktu: alabalık yetiştiriciliği ve ihracat faaliyetleri ile sürdürülebilir üretim anlayışını sergilediler; “tazelik, kalite, sürdürülebilir üretim” gibi kavramları stant iletişimlerinde öne çıkardılar.
Kalbur Et Kebap İstanbul Ümraniye’de 15 yıldır hizmet veren Kalbur Et Kebap, geleneksel Türk mutfağını modern çizgilerle buluşturdu. Özellikle Adana satır kıyması, küşleme, mini biftek, incik, tandır ve Kars-Ardahan yöresinin doğal ortamda yetişen kaz etiyle hazırlanan özel tarifleriyle ziyaretçileri etkilemeyi başardı.
Mekânın mimari kimliği ve atmosferi, kurucusu Metin Akdemir ile mimar eşi Merve Akdemir’in ortak vizyonuyla şekillenmişti.
Psikolog Didar Bademci Fuar bağlamında pek sık rastlanan bir yaklaşım: Psikoloji teması. Didar Bademci’nin stantında, “insan sağlığı ve beslenme-duygu ilişkisi” odaklı mesajlar, stres, yeme bozuklukları ve psikolojik direnç üzerine kısa bilgilendirmeler yer aldı.
Eğitimli danışmanlık hizmeti veren Didar Bademci, fuar süresince ziyaretçilerin sorularını yanıtlayarak “Sağlık = Fiziksel + Ruhsal Denge” hattında farkındalık yarattı.
Armiya Teknoloji Teknoloji sponsoru olarak fuarda dikkat çeken Armiya Teknoloji, giriş alanında Geçiş360 yazılımı ile entegre turnike geçiş kontrol sistemini sundu. Dijital QR kodlu yaka kartlarıyla hızlı, güvenli bir geçiş deneyimi sağlandı.
Ayrıca çok şubeli işletmelere yönelik CharismaFMS Yönetim Yazılımı, stant ziyaretçilerinden büyük ilgi gördü. Hem geçiş teknolojileri hem de dijital yönetim çözümleri ile Armiya, fuar boyunca “öne çıkan markalar” arasında yer aldı.
Ayıntap Baklavaları Gaziantep merkezli Ayıntap Baklava (Ayıntap Baklavaları), stantta geleneksel Antep baklavasını hijyen ve kalite vurgusu ile sergiledi. 1984’ten bu yana üretim yapan firma, kalite standartlarını koruyan üretim süreçleriyle Türkiye’nin farklı bölgelerine ve yurtdışına yayılma hedefiyle biliniyor.
Erzurum Belediyesi / Erzurum Mutfağı Erzurum’dan gelen ekip, kent kahvaltısı kültürünü ve yöresel ürünlerle gastronomi kimliğini öne çıkardı. Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin geçmiş dönemde düzenlediği Erzurum Kahvaltı Festivali örnek gösterilerek, 55 yöresel ürünle tanıtıma çıkan stant, ziyaretçilerden hayranlık aldı. Erzurum mutfağının zenginliği, coğrafi işaretli ürünleri ve kahvaltı çeşitliliği ile tanıtıldı; gastronomi üzerinden şehir markalaşmasına yaptıkları vurgu dikkat çekiciydi.
Maraş Dondurması Showu GastroShow’da adeta görkemli bir “dondurma sahnesi” kuruldu: kilolarca Maraş dondurması, döner kebap formunda asılarak kesilip ikram edildi. Bu sunum, ziyaretçilerin ilgisini çektiği gibi basında da geniş referans buldu.
Maraş dondurması, uluslararası gastronomi platformu TasteAtlas tarafından “Dünyanın En İyi Soğuk Tatlısı” seçilmişti. Bu unvan, fuardaki görsel ve tat deneyimiyle uyumlu şekilde ziyaretçilerde “gurur ve merak” duygusu yarattı.
Bu yılki GastroShow, “sağlık” temasıyla yalnızca yemek sunumlarını değil, gastronomi, psikoloji, teknoloji ve yerel kültür harmanını bir sahnede topladı.
Ziyaretçiler hem damaklarına hem de zihnine hitap eden içeriklerle karşılaştı. Stant sahipleri inovatif yaklaşımlar ve estetik sunumlarla dikkat çekti.
Bu tür etkinliklerin gastronomi turizmi açısından hem şehir markalarını hem yerel üreticileri beslediğini, kültürel mirası canlı tuttuğunu bir kez daha gördük.
Avrupalı Belediye Başkanlarından İstanbul’da Tarihi Dayanışma Mesajı
“Ekrem İmamoğlu yalnız değil, demokrasi yalnız değil.”
Demokrasiye ve özgürlüklere inanan herkes için bugün İstanbul’da yaşanan buluşma, tarihe geçecek bir dayanışma sahnesi oldu.
Avrupa’nın farklı şehirlerinden gelen belediye başkanlarının mesajı çok netti: “Ekrem İmamoğlu yalnız değil, demokrasi yalnız değil.
Eurocities Heyetinden İBB’ye Ziyaret
28 Ağustos 2025 Perşembe günü, Avrupa’nın önde gelen şehirlerinin belediye başkanlarından oluşan Eurocities heyeti, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret ederek, Eurocities Özel Demokrasi Ödülü’nü Başkan Ekrem İmamoğlu adına eşi Dilek Kaya İmamoğlu’na takdim etti. Törene İBB Başkanvekili Nuri Aslan ev sahipliği yaptı.
Nuri Aslan, “Bu Haksızlık Türk Halkının Vicdanında Mahkûm Edilmiştir”
İBB Başkanvekili Nuri Aslan açılış konuşmasında, İmamoğlu’nun haksız yere cezaevinde tutulduğunu hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
“Ekrem İmamoğlu’na yöneltilen davalar Türk halkının vicdanında çoktan mahkûm edilmiştir. Demokrasi, özgürlük ve adalet mücadelemize kararlılıkla devam edeceğiz. Bu ziyaret aramızdaki dayanışmanın en somut göstergesidir.”
Jaume Collboni, “Şehirler Demokrasinin Gerçek Olduğu Yerdir”
Eurocities Başkan Yardımcısı ve Barselona Belediye Başkanı Jaume Collboni, İstanbul’a geliş amaçlarını şu sözlerle özetledi:
“Avrupalı belediye başkanları olarak, özgürlük, demokrasi ve hukukun üstünlüğü için bir arada duruyoruz. Başkan İmamoğlu yalnız değildir. Bu ödül, Avrupa şehirlerinden net bir mesajdır: Demokrasiyi birlikte savunuyoruz.”
Vasil Terziev, “Özgür Şehirler Olmadan Demokrasi Olmaz”
B40 Balkan Şehirler Ağı Başkanı ve Sofya Belediye Başkanı Vasil Terziev, demokrasiye yönelik saldırılara karşı güçlü bir mesaj verdi:
“Belediye başkanlarına saldırı, milyonların umutlarına saldırıdır. Avrupa’nın şehirleri olarak sesimizi yükseltiyoruz. Özgür şehirler olmadan demokrasi olmaz, hukukun üstünlüğü olmadan özgürlük olmaz.”
Sharon Dijksma, “İmamoğlu Sadece Bir Başkan Değil, Bir Baba ve Eş”
Utrecht Belediye Başkanı Sharon Dijksma duygusal bir çağrıda bulunarak şöyle konuştu:
“Ekrem İmamoğlu hapse atıldığında sadece bir belediye başkanı değil, bir baba ve eş de hapse atıldı. Bu yürek parçalayıcı bir durumdur ve sona ermelidir. Lütfen İmamoğlu’nu özgür bırakın.”
Dilek Kaya İmamoğlu, “Bu Ödül Tüm Yurttaşlara Aittir”
Ödülü teslim alan Dilek Kaya İmamoğlu, tüm heyete teşekkür ederek, eşi Ekrem İmamoğlu’nun mesajını aktardı:
“Bu ödül sadece bana değil, adalet ve özgürlük için direnen tüm yurttaşlara aittir. Demir parmaklıklar aramızda olsa da, biz yurttaşlarımızla omuz omuza demokrasi için mücadele etmeyi sürdürüyoruz.”
Diğer Belediye Başkanlarından Ortak Dayanışma Mesajı
Atina Belediye Başkanı Haris Doukas, “İmamoğlu’nun yanındayız, İstanbul halkının yanındayız, demokrasinin yanındayız.” dedi. Zagreb, Budapeşte, Paris, Madrid ve diğer şehirlerin temsilcileri de benzer şekilde demokrasi, özgürlük ve dayanışma vurgusu yaptı.
Silivri Cezaevi Önünde Basın Açıklaması
Heyet, programın ardından Silivri Cezaevi önüne giderek ikinci bir basın açıklaması yaptı. Belediye başkanları burada da “Ekrem İmamoğlu yalnız değildir, demokrasi yalnız değildir.” mesajını yineledi.
Bugün İstanbul’da verilen mesaj sadece İmamoğlu için değil, demokrasiye inanan herkes için bir umut işaretiydi.
Avrupa’nın farklı köşelerinden gelen belediye başkanlarının sözleri, özgürlük ve adaletin sınır tanımadığını bir kez daha kanıtladı. Tarih, bu dayanışmayı unutmayacak.