24 Aralık 2024 Salı

Pamuk Kraliçesi, Organik Tarım Başarısı-Yılmaz Parlar

  Pamuk Kraliçesi, Organik Tarım Başarısı

Türkiye'nin Pamuk Kraliçesi, Organik Tarımda Dünya Liderliği İçin Kolları Sıvadı

Türkiye’nin organik pamuk üretiminde öncü firmalarımızdan biri olan AYTİM Şirketler Grubu, organik pamuk sektöründe devrim yaratacak çözümler ve vizyonuyla dikkat çekmeye devam ediyor.



Yönetim Kurulu Başkanlığını "Pamuk Kraliçesi" unvanıyla tanınan Sevda Aydın’ın üstlendiği AYTİM Şirketler Grubu, 23 Aralık 2024 Pazartesi günü kendi yerleşkesinde düzenlediği zirvede, "Çiftçiden Mağazaya" sloganıyla sektörel sorunları ve çözümleri masaya yatırdı.

Zirve, Türkiye’yi organik pamuk üretiminde dünya lideri yapma misyonuyla büyük ses getirdi.

Sevda Aydın, zirvede yaptığı konuşmada, organik pamuk üretiminin yalnızca çevresel faydaları değil, aynı zamanda ekonomik sürdürülebilirliği açısından da önemine vurgu yaptı.

Atatürk’ün tarıma verdiği değeri hatırlatarak, çiftçilerden nihai tüketiciye kadar uzanan üretim zincirinin her halkasında izlenebilirliği ve kaliteyi artırmayı hedeflediklerini belirtti.

Aydın, “Türkiye'nin organik tarım potansiyeli dünya standartlarının çok üzerinde ve biz bu mirası hak ettiği yere taşıyacağız” dedi.

Organik pamuk sektörünün lider isimlerini bir araya getiren çalıştayda, 2024 yılının kapsamlı bir değerlendirmesi yapılırken, üretim süreçlerinden izlenebilirlik kriterlerine, kalite standartlarından mali analizlere kadar tüm detaylar ele alındı. AYTİM Şirketler Grubu’nun dünya pazarında Türkiye'yi marka haline getirme vizyonu, uzmanlar tarafından sunulan yenilikçi çözümlerle desteklenerek bir kez daha tescillendi.

Bize Göre ;

Yerli Pamuk Kalitesindeki Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Türkiye, dünyada pamuk üretiminde önemli bir yere sahip olmasına rağmen, yerli pamuk kalitesi ve tercih edilme oranı sanayiciler arasında tartışma konusu olmaktadır. Kaliteye yönelik sorunlar, üretimden hasat sonrasına kadar olan süreçte yapılan hatalar ve sistematik eksikliklerden kaynaklanmaktadır.

Yerli Pamuk Neden Tercih Edilmiyor?

Sanayicilere göre, yerli pamuk kalitesinde belirgin bir sorun bulunmamasına rağmen, hasat ve sonrasındaki süreçte yaşanan sıkıntılar, üreticilerin uluslararası pamuklara yönelmesine neden oluyor. Özellikle lif uzunluğu, mukavemet ve mikroner gibi parametrelerin kalite üzerindeki etkisi büyük. Bu parametrelerin bir kısmı genetik çeşitlere, bir kısmı ise çevresel koşullara bağlı olarak değişiklik gösteriyor.

Sanayiciler, örme kumaş gibi hassas üretimlerde, yerli pamuğun yerine Amerikan pamuğunu tercih ediyor. Bunun nedeni, Amerikan pamuğunun beyaz boyamada sorun çıkarmaması ve aynı standartlarda üretilebilmesi. Yerli pamuk ise çırçır sürecinden kaynaklanan bitki parçaları, çekirdek kırıkları ve rutubet gibi problemlerle karşılaşıyor.

Pamuk Üretimindeki Temel Sorunlar

Düşük Kalite ve Standartsızlık: Çeşit ve çevresel koşullar kadar, hatalı uygulamalar kaliteyi olumsuz etkiliyor.

Kooperatifleşme Eksikliği: Üreticilerin birleşerek daha büyük ölçekli ve etkili üretim yapmalarını sağlayacak sistemlerin eksikliği hissediliyor.

Yetersiz Eğitim ve Bilgilendirme: Üreticiler, doğru sulama, ilaçlama ve hasat yöntemleri konusunda yeterince bilgi sahibi değil.

Çırçır Sürecindeki Problemler: Çırçır işleminde yapılan hatalar, pamuğun uluslararası piyasalarda değer kaybetmesine yol açıyor.

Destek ve Teşvik Yetersizliği: Çiftçilere verilen desteklerin artırılması ve teşviklerin daha etkin hale getirilmesi gerekiyor.

Çözüm Önerileri ve Yol Haritası

Türkiye’nin pamukta marka haline gelebilmesi için, üretim sürecinden depolama ve pazarlamaya kadar her aşamada sistematik bir yaklaşım benimsenmelidir:

Standartların Belirlenmesi: Kaliteyi artıracak standartlar oluşturulmalı ve çiftçiler bu standartlara uygun üretim yapmaları için teşvik edilmelidir.

Modern Çırçır Teknolojisi: Çırçır sürecindeki hataları minimize edecek teknolojiler kullanılmalıdır.

Kooperatifleşme ve Eğitim: Üreticiler kooperatifler aracılığıyla desteklenmeli, bilgilendirme faaliyetleri artırılmalıdır.

Markalaşma ve Sürdürülebilirlik: Türkiye’nin pamuğunu dünyada bir marka haline getirecek projeler geliştirilmelidir.

Pamuk, Türkiye’nin Stratejik Ürünü

Pamuk, Türkiye’nin sürdürülebilir tarım ve sanayi hedefleri doğrultusunda stratejik bir ürün olarak kabul edilmeli ve bu alandaki potansiyel en iyi şekilde değerlendirilmelidir. Amerikan ve Yunan pamuğu örnek alınarak, uluslararası pazarlarda rekabet gücümüz artırılabilir. Bu hedef doğrultusunda, doğru politikalar ve yatırımlarla, Türkiye’nin pamuk sektöründe lider bir ülke olması mümkündür.

Bu kapsamda, "iyi pamuk" anlayışının geliştirilmesi ve GDO’suz, çevre dostu üretimin teşvik edilmesiyle Türkiye, dünya pazarlarında güçlü bir oyuncu haline gelebilir.

yilmazparlar@yahoo.com

23 Aralık 2024 Pazartesi

ANA Dergisi, 2025 Yılında Kültürel Sanatın Zirve Noktası Olacak-Yılmaz Parlar

 ANA Dergisi, 2025 Yılında Kültürel Sanatın Zirve Noktası Olacak

Kültürel sanat dünyasında derinlemesine bir yolculuğa çıkmak isteyenler için, adeta bir rehber niteliği taşıyan, Sanatın her alanına dair titizlikle hazırlanmış içerikleriyle, okuyucularını estetik bir deneyimin içine çeken ANA Dergisi, yazarları danışmanları, bir araya geldi. 2025 projeleri için çalışmalarını sürdürdü.



Sanatseverlerin kalplerinde özel bir yer edinmeyi başaran Dergi Sahibi Şaheste Günday açılış konuşmasında; Sanatın büyüleyici evrenine dair yenilikçi bakış açılarıyla okurlarını bilgilendirmeyi hedeflendirdiklerini, edebiyat, resim, müzik ve daha birçok sanat dalında öne çıkan isimleri ve eserleri derinlemesine analiz etmeyi sürdürme isteğinde olduklarını dile getirdi.



Özgün röportajlarla sanatçıların düşünce dünyalarına ve yaratım süreçlerine ışık tutmak,  okuyucularına sıra dışı bir sanat deneyimi yaşatmak için konularında başarılı olan isimleri dergide bulundurduklarını ifade etti.



Konuk konuşmacı, Emekli  Büyükelçi Önder Özar’ı mikrofona davet etti.

Özar Dış politika hakkında bilgiler paylaşırken öngörülerinide ekledi.



Entelektüel birikimi artırmayı amaçlıyan, her sayısında kültürel doyum sağlayan makaleleri ve  görsel estetiğiyle de dikkat çeken dergi yazarları aynı zamanda canlı performans sergilediler. Şiirler okundu, Sanat müziğinden sevilen şarkıları icra ettiler.



ANA Dergisi, günümüz sanat dünyasındaki trendleri takip ederek, yenilikçi projelere de kapı aralıyor. Genç sanatçılara destek olmayı misyon edinen dergi, onların eserlerini tanıtarak sanatsal üretime katkıda bulunuyor. Böylece yalnızca geçmişin izlerini taşımakla kalmıyor, aynı zamanda geleceğin sanat yıldızlarını da okuyucularıyla buluşturuyor.



Toplantıya Dergi yazarları; Yazar-Seramik San.-Spiker Özcan Atamert, Aktör Engin Çağlar, Mısır Bilimci Perihan Sadıkoğlu, Çevre Derneği Başkanı sivil toplum konfederasyon Yönetim . Kurul üyesi Emekli Eğitimci Gültekin Taşpınar, Ana dergisi sanat danışmanı Bestekar Radyo Sanatcısı Vedat Çetinkaya, Dr.Tezernur Gücükoğlu, Udi Ahmet Gülcüoğlu, ABD Atatürk düşünce derneği  2.Başkan Prof. İlknur Boray, Ressam Serdar Samancıoğlu,  Emlak. Müş.Der. Yönetim Kurul Başkanı Şair-Yazar Adnan Yeşiltaş, Tiyatro Sanatçısı spiker Altan Akışık, Şair Müjgan Özgürel, Gülşen Şenderin, Şair Hüseyin Kuzucan, Şair Enver Hergüler, Şair Ertan Uzunyol şiirleri ile Şişli Eski Dostlar Koro Şefi Şeyda sevinçli , Hasan Sevinçli, Ressam Tülay Güzeldere, Ressam Ayşe Ümit Sahilyol, Ressam Nilüfer Spiker Suat Demirok, Elif  Durmuşoğlu, Şişli musiki koro mensupları Zehra Dirim Doğan Dirim Seçil Tekelioğlu  Nuri Külekçi  Nevin Zanona Özden Derviş Eczacı Sevil Pasin Muazzez  Aksakal. Zeliha Tevruz Yonca,  Nafi Özgürel, Kemal Kurt,  Zehra Çetinkaya Dirim gibi isimler katıldı.



Ana Dergisi, yalnızca bir dergi değil, aynı zamanda bir kültürel ürünün taşıyıcısıdır. Güncel sanat olaylarını, sanatçı röportajlarını ve yaratıcı projelerin parçalarını takip ederek, sanat dünyasında oluşan dinamikleri ustalıkla yansıtıyor. Derginin sayfaları, yaratıcılığın ve estetik ifadenin her rüzgarını hissettirirken, okuyucularına ilham veren derinlikli yazılar sunuyor.

yilmazparlar@yahoo.com



15 Aralık 2024 Pazar

Azarnegari Art House-Yılmaz Parlar

 Azarnegari Art House

Azarnegari Sanatı Yeni Bir Çağa Kapı Açtı, 

Sanatın Gücünü Keşfedin

Ahad Saadi’nin Büyüleyici Sanat Yolculuğu,

Sanat dünyasının efsanevi ismi Ahad Saadi’nin yarattığı Azarnegari sanatı, şaşırtıcı bir şölenle İstanbul Maçka’da sanata boyut kazandırarak, yeni bir döneme damga vurdu.

Ahad Saadi tarafından kurulan “Azarnegari Art House”, 14 Aralık 2024 Cumartesi günü, Parisa Karamnezhad, Javad Süleymanpur, Mehmet Najafzadeh ve Gökçe Akay gibi sanatçıların etkileyici eserleriyle kapılarını açtı.



Yalnızca bir açılış değil, aynı zamanda sanatın ve sanatçının toplum üzerindeki etkisini vurgulayan anlamlı bir buluşma oldu.

Bu özel sergi, sanatçının yenilikçi yaklaşımını ve Azarnegari'nin büyüleyici estetiğini, sanatseverleri bir araya getirerek muhteşem bir deneyim sundu. Sanatseverler, gün boyu devam eden bu eşsiz atmosferde, sanatın insanının gücü üzerindeki gücü bir kez daha deneyimlediler



Sanat merkezi Sanat Evinin açılışına, Başta Cem Yıldırımer’in Başkanlığını yaptığı Tek Hedefimiz Eğitim Derneği olmak üzere, sanat eğitim dernekleri, üniversite temsilcileri, değerli akademisyenler, ünlü sanat koleksiyonerleri, alanında yetkin başarılı sanatçılar ve sanat sever elit bir topluluk katıldı.

Modern sanat anlayışına öncülük eden bir buluşma noktalarından biri oldu. Ahad Saadi’nin, ateşle sanata anlam katan Azarnegari teknikleri, sanatı yeni bir boyuta taşıyarak estetik algıyı tamamen yeniden tanımladı.



Konukların samimi sohbetleri ve eserler üzerine yaptıkları derinlemesine tartışmalarla renklendi. Sanatın evrensel bir dil olduğunu bir kez daha hissettiren bu etkinlik, sanatın sadece bireyler için değil, toplumlar için de ne kadar önemli olduğunu gözler önüne serdi.

Ahad Saadi’nin çocukluk yıllarından beri ateşle yanan bir tutku olarak geliştirip dünya çapında bir fenomene dönüşen Azarnegari, sanatseverleri şaşkın, hayran ve düşünceye dalmış bir halde bırakıyor. Kumaşların ışıkla dansı, izleyiciye her bir eserin kendi hikayesini fısıldamasına olanak tanıyor. Kumaşın üzerindeki ışık oyunları ve renklerin ahengi, sanatçının derin felsefi düşüncelerinin bir yansıması olarak hayat buluyor.



Sanat dünyasında yeni bir deha olarak kabul edilen Ahad Saadi, Azarnegari sanatıyla evrensel değerlere ışık tutuyor. Onun çalışmaları, estetik ve güzelliği kutsayarak olumlu düşüncenin gücünü öne çıkarıyor. Saadi’nin eserlerinde çiçeklerin canlılığı, doğanın büyüleyici estetiği ve ışıkla uyumlu bir dönüşüm öne çıkarken, izleyiciler bu eserlerde kendi iç dünyalarına derin bir yolculuk yapma fırsatı buluyor.

Saadi’nin özünde bulunan sevgi, şefkat ve naziklik değerleri, onun Azarnegari ile sanatı evrensel bir dile dönüştürmesini sağlıyor. Modern çağın kaosunda bir huzur adası yaratan sanatçı, eserlerinde bu bütünleşmeyi başarıyla sergiliyor. Tebriz’de doğan Saadi, kültürel zenginlikten beslenen bu sanatsal yaklaşımıyla sadece kendi köklerinden değil, aynı zamanda tüm insanlığın ortak değerlerinden ilham alıyor.



“Azarnegari Art House” sergisi, Ahad Saadi’nin benzersiz sanat anlayışının bir başka boyutunu ortaya koyarken, sanatseverleri unutulmaz bir yolculuğa davet ediyor. Modern sanatın büyük ustalarından biri olan Saadi, eserleriyle hem bugünü hem de geleceği etkiliyor. Onun yarattığı bu sanat evreni, sürekli bir yenilik ve ilham kaynağı olarak, tüm insanlığı daha iyi bir geleceğe davet ediyor.

Ahad Sadi’nin öncülüğünde yükselen bu mekân, sanatın ve sanatçının geleceğine ışık tutma misyonunu sürdürüyor.

Sanat Evi'nin Göz kamaştıran sanat eserlerinin sergilendiği bu özel sergisi, sanatın birliği ve beraberliğin simgesi olma misyonunu bir kez daha gözler önüne serdi. Her sanatçının kendine özgü tarzını ve bakış açısını yansıtmakla kalmayıp, ziyaretçilere derin düşüncelere dalma fırsatı sundu.

 

yilmazparlar@yahoo.com


9 Aralık 2024 Pazartesi

Zafer Partisi 2. Olağan Kongresi-Yılmaz Parlar

  

Zafer Partisi 2. Olağan Kongresi,

Türk Milletinin Umudu Yeniden Yeşeriyor

Atatürk’ün İzinde Direniş ve Yeniden Doğuş

Genel Başkan Prof. Dr. Ümit Özdağ, Zafer partisi 2. Olağan Büyük Kongresinde, oy kullanan 769 delegenin tamamının oyunu alarak yeniden genel başkan seçildi.

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, 2. Olağan Büyük Kongre’de yaptığı konuşmada Türk milletine umut aşılayan güçlü bir manifesto sundu. “Bu kongre, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin çağdaş bir devamıdır,” diyen Özdağ, partinin misyonunu Amasya, Erzurum ve Sivas kongrelerine dayandırarak, Zafer Partisi’nin Atatürk’ün mirasına sahip çıktığını vurguladı.

 


Türkiye’nin Ekonomik ve Sosyal Gerçekleri,

Halk Açlıkla Mücadele Ediyor

Özdağ, AKP hükümetinin ekonomik politikalarını sert bir dille eleştirerek, gelir adaletsizliği ve yolsuzluklara dikkat çekti:

“2002’de emekli maaşı ile 8 çeyrek altın alınabiliyorken bugün yalnızca 2.5 çeyrek altın alınabiliyor.”

“Halk açlıkla mücadele ederken, zengin bir azınlık servetini katlıyor.”

 


Hükümetin politikalarını halkın sırtına yüklenen bir “soygun düzeni” olarak niteleyen Özdağ, Zafer Partisi’nin çözüm odaklı ekonomi programını açıkladı.

 
Sessiz İstila ve Demografik Tehdit,

 Türkiye Elden Gidiyor

Türkiye’nin sığınmacı ve kaçak nüfusla demografik bir tehdit altında olduğunu belirten Özdağ, ülkenin “sessiz bir istilayla” karşı karşıya olduğunu söyledi:

“Uyuşturucu çeteleri gençlerimizi zehirliyor, Suriyeliler ve Afganlar sokaklarımızı dolduruyor.”
Zafer Partisi’nin Anadolu Kalesi Projesi kapsamında bu sorunlara somut çözümler getireceğini ifade etti.

 


Milli Birlik ve PKK ile Mücadele

PKK ve destekçilerine karşı kararlı bir duruş sergileyen Özdağ, Zafer Partisi’nin Türk milletinin milli kimliğini koruyacağını belirtti:

“Cumhuriyetimizin kurucu değerlerinden ödün vermeyeceğiz.”

“PKK’nın siyasi uzantılarına karşı halkımızın birlik ruhu en büyük gücümüzdür.”
Özdağ, terörle mücadelenin yalnızca güvenlik değil, ekonomik ve sosyal boyutlarıyla da ele alınacağını söyledi.

 


Kadın Güvenliği ve Gençliğin Korunması

Kadınların güvenliğinin sağlanması ve gençlerin uyuşturucu çetelerinden korunması için Zafer Partisi’nin atacağı adımları açıklayan Özdağ, şunları söyledi:

“Kadınlarımız gece sokaklarda özgürce dolaşabilecek.”

“Gençliğimizi yozlaşmadan koruyacak eğitim projeleri hayata geçecek.”

 
AKP’nin İkiyüzlü Politikaları

Özdağ, AKP’nin İsrail ile ticaret konusundaki çelişkilerine dikkat çekerek, Filistin davasını istismar ettiğini belirtti:

“İsrail ile ticaret rekor kırıyor, Filistin için ise sadece laf üretiliyor.”
Zafer Partisi’nin, bu çelişkileri belgelerle ortaya koyarak halkı bilgilendireceğini söyledi.

 


Zafer Partisi’nin Hedefi: Türkiye’yi Yönetmek

Konuşmasının sonunda Özdağ, Zafer Partisi’nin yalnızca bir muhalefet hareketi değil, Türkiye’yi yönetmeye aday bir halk hareketi olduğunu belirtti:

“Biz Türk milletine zorluk, mücadele ve zafer vaat ediyoruz.”

“Hedefimiz, adalet ve eşitlik temelinde güçlü bir Türkiye inşa etmektir.”

 
Zafer Partisi’nin Mesajı: Halkın Yanındayız

Zafer Partisi, halkın sorunlarını çözmek, sığınmacı krizine son vermek ve Türkiye’yi hak ettiği refaha ulaştırmak için kararlı adımlarla ilerliyor. Ümit Özdağ’ın kongrede verdiği mesaj, Türkiye’nin geleceğine umut oldu.

Genel Başkan Prof. Dr. Ümit Özdağ, Zafer partisi 2. Olağan Büyük Kongre, oy kullanan 769 delegenin tamamının oyunu alarak yeniden genel başkan seçildi.

Zafer Partisi Genel İdare Kurulu: Ahmed Baran Dural, Ahmet Atakan Ertuğ, Akın Gürkan, Ali Dinçer Çolak, Ali Midillili, Ali Özgür Kibritcioğlu, Ayhan Milci, Ayhan Seyfeli, Aykut Aydın, Ayşe Nur Alp, Azmi Karamahmutoğlu, Barbaros Bulutoğlu, Barbaros Serdar Erdoğan, Beno Levent Temizcan, Burak Aşıkoğlu, Cezmi Polat, Cihan Kolip, Cihat Çetinkaya, Dursun Atabek, Egemen Otan, Emin Gürses, Emre Met, Eray Ertürk, Eray Övgü Türker, Erçağ Metiner, Erdoğan Erhan, Erkat Yiğittürk, Eser Türkistanlı Saka, Esmaül Hüsna Aslan, Esra Selimoğlu Şengül, Fatih Aygün, Fatih Eryılmaz, Ferruh Özkan, Fikret Bayır, Firdevs Yüksel, Gencehan Tunay, Gökalp Üstün, Gökhan Ciner, Gökhan Şahin, Gürel Özusta, Habib Suiçmez, Hakkı Şafak Ses, Halil Akıncı, Hanna Akyüz, Harun Demirkaya, Haydar Çakmak, Hüseyin Bartu Soral, İbrahim Akman, İbrahim Kaan Erten, İsa Eliri, Jülide Sarıkaya Kurdoğlu, Kenan Kermen, Levent Sarıkaya, Lütfü Şahsuvaroğlu, Mahmut Kara, Mahmut Karaaslan, Mehmet Akif Cenkci, Mehmet Ali Şehirlioğlu, Mehmet Çağlar Özgür, Mehmet Şükrüoğlu, Mehmet Vedat Çakıroğlu, Muharrem Özçelik, Muhsine Bilge İmer, Murat Yalçın, Musa Ertuğan, Mustafa Erdinç Telatar, Mustafa Ersoy, Mustafa Koray Yücel, Mustafa Mesut Summak, Nihal Esin Gürsoy, Nihat Babaözü, Nüsret Cömert, Ömer Faruk Cihan, Özcan Pehlivanoğlu, Paşa Büyükkayaer, Semih Dikkatli, Sergen Gedik, Sevgül Tunçer, Sevil Sargın, Seyit Yücel, Suzan Küçüksaraç, Şeref Gül, Şevket Murat Apaydın, Şükrü Sina Gürel, Tansel Tokgöz, Tansu Küçük, Tuğba Demirbağ, Tuğrul Kihtir, Tunç Nazikoğlu, Uğur Batur, Uğur Tarhan, Umut Yanar, Ülkü Ayaydın, Ülkü Özkaya, Volkan Yurtman, Yavuz Mollasalioğlu, Yusuf Aksoy, Zafer Kıvrak, Zekeriya Mete.

Zafer Partisi Merkez Disiplin Kurulu: Adem Kaya, Adil Köse, Altuğ Ömür Uçar, Arif Zeki Akat, Aycan Şap, Emre Kutkan, Erdinç Örencik, Eylül Başaran, Ferudun Yıldız, Güçlü Emre Özgür, İlhan Alpboğa, Mehmet Okan Özdemir, Mehmet Salih Karaçatlı, Mert Osman Sürmen, Murat Yıldız, Nezih İlter Karaman, Nilay Yaşır Becerik, Rıza Tahir Yel, Sedat Timur, Tevfik Alaftar, Ufuk Doğan, Yaşar Kökçe.

yilmazparlar@yahoo.com

3 Aralık 2024 Salı

Tekstil Sektörü Sürdürülebilirlik İçin İstanbul’da Buluştu-Yılmaz Parlar

  

Tekstil Sektörü Sürdürülebilirlik İçin İstanbul’da Buluştu

Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) stratejik ortaklığında, Orbit Consulting ve Kipaş Holding iş birliğiyle 3 Aralık 2024 Salı günü düzenlenen 5. Sustainability Talks İstanbul, Hilton İstanbul Bomonti’de tekstil sektörünün önemli isimlerini bir araya getirdi. Etkinlik, sürdürülebilirlik bilincini artırmak ve yenilikçi çözümler sunmak amacıyla düzenlendi.



Açılış Konuşmaları ve Öne Çıkan Temalar

İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz, açılış konuşmasında sürdürülebilirlik konusunda Türkiye'nin lider konumunu vurguladı. Öksüz, tekstil endüstrisinin küresel dönüşümdeki rolüne dikkat çekerek, yenilikçi teknolojilerle donatılmış sürdürülebilir bir gelecek hedeflediklerini belirtti.



Bikem Kanık (Orbit Consulting) ve Halit Gümüşer (Kipaş Textiles), sektörün değişen dinamiklerini ele alırken, yenilikçi yaklaşımların önemini vurguladı. Gherzi Textil Organisation’dan Giuseppe Gherzi, uluslararası tekstil trendlerine dair kapsamlı bir analiz sundu.

Panel Özetleri, Gelecek İçin Çözüm Önerileri

Sürdürülebilirlik Odaklı Yenilikçi Teknolojiler

Moderator, Brooke Roberts-Islam (TECHSTYLER / FORBES)



Panelde, karbon ayak izini azaltmaya yönelik teknolojiler ve malzeme inovasyonları ele alındı. Panelistler arasında Burak Orhan (Arifioğlu Karacasu), Julio Perales (Archroma) ve Selda İneler (TextileGenesis) dikkat çeken konuşmalarıyla yer aldı.

Döngüsellik, Hammaddeden Ürüne Uzanan Yolculuk

Moderator: Karla Magruder (Accelerating Circularity)

Döngüsel ekonominin tekstildeki etkisi ve hammaddelerin geri dönüşümüne odaklanan bu panel, özellikle Patrick Vignal (LACOSTE) ve Claudia de Witte (Naia from Eastman) gibi sektör devlerinin katkılarıyla zenginleşti.



Değer Zinciri, Ekotasarımın Entegrasyonu

Moderator, Sultan Tepe (İTHİB)

Ekotasarımın tekstil sektörüne entegrasyonu üzerine yapılan tartışmada, Cem Erdoğrul (Temsan Air) ve Stefan Hutter (Säntis Textiles) gibi isimler sürdürülebilir üretim süreçlerini detaylandırdı.



Moda ve Tekstil Endüstrisinde Düşük Karbon Dönüşümü

Moderator, Hakan Karaosman (Cardiff University)

Bu panelde, düşük karbon stratejilerinin tekstil üretim süreçlerindeki yansımaları ele alındı. Filiz Akkanat (Tunç Arık Bey Tekstil) ve Thomas Matiz (Lenzing Group), yeşil enerji kullanımını ön planda tutan projelerini paylaştı.

 S-Talks Open Discussion

Konuklar, Ahmet Kasım Han (Beykoz Üniversitesi) ve Bikem Kanık (Orbit Consulting)

Ekonomik, sosyolojik ve felsefi perspektiflerden sürdürülebilirlik dönüşümünün ele alındığı tartışma, katılımcılardan büyük ilgi gördü.



Döngüselliği Şekillendirmek, Moda ve Tekstilde İskandinav Deneyimi

Moderator, Rikke Therkildsen (Danimarka Başkonsolosluğu)

İskandinav ülkelerinin döngüsel ekonomi uygulamaları, Gisle Mariani Mardal (NF&TA) ve Holger John (UPM Biochemicals) gibi konuşmacılar tarafından detaylandırıldı.



Sektöre Yön Veren İş Birlikleri

Etkinlik, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde önemli iş birliği fırsatlarını gündeme taşıdı. Döngüsel ekonomi, düşük karbon hedefleri ve yenilikçi teknolojiler gibi konuların ele alındığı etkinlik, tekstil sektörünün geleceği için yol haritası oluşturdu.



5. Sustainability Talks İstanbul, sürdürülebilirlik alanında farkındalık yaratmak ve sektörü ileriye taşımak için atılan önemli bir adım olarak öne çıktı.

yilmazparlar@yahoo.com

Bulutistan, Türkiye’nin Yapay Zekâ Yolculuğunda Öncü Rolü-Yılmaz Parlar

  

Bulutistan, Türkiye’nin Yapay Zekâ Yolculuğunda Öncü Rolü

Türkiye'nin yapay zekâ ekosistemi için kritik açıklamalar ve global hedefler masaya yatırıldı.

Bulutistan, Türkiye’nin yapay zekâ alanında atılım yapma potansiyelini gözler önüne serdi. Küresel ekonomiye entegrasyon için yerli çözümlerin geliştirilmesi, uluslararası iş birliklerinin artırılması ve yapay zekâ alanındaki insan kaynağının güçlendirilmesi kritik öneme sahip. Bulutistan’ın liderliği, bu hedefler doğrultusunda önemli bir adım niteliği taşıyor.

 


Türkiye’nin Geleceği, Yapay Zekâ ile Dönüşüm ve Rekabet Gücü

3 Aralık 2024 tarihinde Bulutistan Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında, şirketin yapay zekâ vizyonu ve Türkiye’nin bu alandaki potansiyeli detaylı bir şekilde ele alındı. Etkinlikte Bulutistan Genel Müdürü Gökhan Gençtürk, Uluslararası Büyümeden Sorumlu Genel Müdür Altuğ Eker ve Yapay Zekâ Sektör Danışmanı Mete Gönç kritik konuşmalar yaptı.

Gökhan Gençtürk,

“Yapay zekâ, dünya ekonomisinin temel taşlarından biri haline geliyor. 2030 yılına kadar küresel yapay zekâ pazarının 2 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Türkiye’nin bu devrimde yer alması için yatırımlarımızı artırıyoruz. Bugün stratejik ortaklarımız ve geliştirdiğimiz platformlarla sadece rekabet etmekle kalmıyor, sektör liderliği hedefliyoruz.”

Gençtürk, yapay zekânın işletmelerde %30’a varan ciro artışları sağlayabileceğine dikkat çekti. Ayrıca, Türkiye’nin doğru yatırımlar ve ekosistemle global bir oyuncu olabileceğini vurguladı.

 


Global Pazarlara Açılma Vizyonu

Altuğ Eker, yapay zekâ şirketlerinin Türkiye ve globaldeki rolüne değinerek, “Şirket olarak ABD’de yapay zekâ çözümleri için stratejik ortaklıklar kuruyoruz. Avrupa ve Türkiye’deki merkezlerimizle işletmelerin altyapı ve platform ihtiyaçlarını karşılıyoruz” dedi.

Eker ayrıca, yerli yapay zekâ çözümlerinin uluslararası pazarlarda yankı bulması için çalışmalarını hızlandırdıklarını belirtti. “Yeni kurduğumuz platform, yapay zekâ geliştiricilerinin ve şirketlerin ihtiyaçlarını karşılamayı hedefliyor. Bu platformla, Türkiye’de ve yurtdışında yapay zekâ ekosistemine katkı sağlamak istiyoruz.”

 


Yapay Zekâ, Geleceği Şekillendiren Teknoloji

Zack AI CEO’su Mete Gönç, Bulutistan iş birliğiyle hayata geçirdikleri yapay zekâ projelerini anlattı. 2018’den beri yapay zekâ çözümleri geliştirdiklerini ifade eden Gönç, “Enerji verimliliği, veri analitiği ve akıllı otomasyon gibi birçok alanda hizmet sunuyoruz. Türkiye’de yerli çözümlerle global standartlara ulaşmayı başardık” dedi.

Mete Gönç, eğitim ve istihdam programlarına dikkat çekerek, “Yapay zekâ alanında gençlerimize fırsatlar sunmayı ve bu alandaki insan kaynağını artırmayı hedefliyoruz. Türkiye’nin bu dönüşümde bir merkez haline gelmesi için elimizden geleni yapacağız” diye ekledi.

yilmazparlar@yahoo.com

16 Kasım 2024 Cumartesi

KKTC'nin 41. Kuruluş Yıldönümünde Anlamlı Resepsiyon-Yılmaz Parlar

  

KKTC'nin 41. Kuruluş Yıldönümünde Anlamlı Resepsiyon

İstanbul'da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin 41. kuruluş yıldönümü nedeniyle anlamlı ve muhteşem bir karşılama düzenlendi.

15 Kasım 2024 Cuma akşamı, Bosphorus Hilton Hotel’de gerçekleşen etkinlikte KKTC İstanbul Başkonsolosu Fatma Demirel ve İstanbul Valisi Davut Gül’ün konuşmaları, katılımcılara duygu dolu anlar yaşattı.



Etkinliğe Garnizon ve 1. Ordu Komutanı orgeneral Metin Tokel, yüksek rütbeli subaylar,  üst düzey protokol üyeleri, yabancı misyon temsilcileri, gaziler ve seçkin davetliler katıldı.

KKTC İstanbul Başkonsolosu Fatma Demirel, “Gücümüzü Göstermeye Devam Ediyoruz”

Başkonsolos Fatma Demirel, konuşmasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uluslararası alanda varlık gösterme ve tanınma çabalarının kararlılıkla sürdüğünü vurguladı.



Ulu Önder Atatürk'e Saygı 

Demirel, konuşmasına Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'e hürmet ile başlıyor, “Sahip olduğun gücü gösteriyor, ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ü hürmetle anıyoruz” dedi. Bu önemli gecede, geçmişten gelen güçlü bilgilerin hatırlatılması amaçlandı.

Ekonomik ve Sosyal Güçlenme 

Başkonsolos, KKTC'nin 1983'teki düzeninden bu yana uluslararası alanda varlık gösterme ve tanınma çabalarının sürdüğünü vurguladı. Ekonomik alanda genişlemenin yanı sıra sosyal, sanatsal ve kültürel alanlarda da gelişmenin devam ettiğini belirtti. “Gençlerimiz kendilerine sunulan fırsatlarla birçok alanda başarılı projelere imza atıyor” dedi.

Eğitimde Önemli Başarılar 

Konuşmasında Türkiye'deki üniversitelerin dünya sıralamalarındaki başarılarına da değinen Demirel, “Bizler, bir eğitim adası olan Türkiye'deki en iyi üniversiteler arasında yer almanın gururunu yaşattığını” kullandı.

Siyasi Strateji ve Uluslararası İlişkiler 

Demirel, siyasi alanda Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ın iki devletli çözüm çabalarına da dikkat çekti. “Cumhuriyetimizin uluslararası uygulamalarını denemek için attığımız adımlar, dünya genelinde yayılmayı bulacaktır. Türk resimleri Teşkilatı’nda yerimizi tuttuğumuz detayları vurgulamak istiyorum” dedi.

Gelecek İçin Umut ve Birlik Mesajı 

Demirel, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler nezdindeki tanınmayan çağrılarının kısa sürede sonuçlanacağına inandığını belirtti ve konuşmasını, “Bugünkü huzur ve barış için bir gelmiş durumdayız, bunlar için büyük bir umut var” şeklinde sonlandırıldı.



İstanbul Valisi Davut Gül, “Kıbrıs’ta Barışın Kalıcılığı İçin Çalışıyoruz”

Vali Davut Gül, Kıbrıs Barış Harekatı’nın tarihsel önemine değinerek, şehitlerimize minnet ve gazilerimize saygılarını sundu.

Vali Gül, “Kıbrıs Barış Harekatı olmasaydı, belki bugün Gazze’de yaşanan trajedilere benzer olaylar Kıbrıs’ta yaşanacaktı. Bu harekat, sadece Kıbrıslı Türklerin değil, tüm Türk milletinin onurudur. Kuzey Kıbrıs’ın gelişimini gördükçe, bizler de büyük mutluluk duyuyoruz.”dedi

Son yıllarda KKTC’nin su kaynaklarına ulaşması, üniversitelerin artışı ve ulaşım projelerinin gelişmesi gibi yatırımların altını çizen Vali Gül, Türkiye’nin KKTC’ye desteğinin süreceğini belirtti.



Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Kuruluşu ve Önemi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), 15 Kasım 1983 tarihinde bağımsızlığını ilan ederek tarih sahnesine çıkmıştır.

Bu olay, Kıbrıs Türk halkının yıllardır süregelen hak mücadelesinin ve bağımsızlık arayışının bir sonucu olarak gerçekleşmiştir. 20 Temmuz 1974'teki Kıbrıs Barış Harekatı, adada barış ve güvenliği sağlarken Kıbrıslı Türklerin varlığını koruma adına önemli bir dönüm noktası olmuştur.



KKTC’nin Kuruluşunun Tarihsel Arka Planı

Kıbrıs, tarih boyunca stratejik konumu nedeniyle büyük devletlerin ilgi odağı olmuştur. 1878 yılında Osmanlı İmparatorluğu’ndan İngiltere’ye kiralanan ada, 1960’ta İngiltere, Türkiye ve Yunanistan’ın garantörlüğünde bağımsız bir Kıbrıs Cumhuriyeti olarak yeniden yapılandırılmıştır. Ancak, Kıbrıs Cumhuriyeti kısa sürede Rum yönetiminin tek taraflı hâkimiyet kurma çabalarıyla işlevsiz hale gelmiş ve Kıbrıs Türk halkı büyük mağduriyetler yaşamıştır.

1963’te başlayan saldırılar ve 1974’teki Yunan destekli darbe sonucunda, Kıbrıslı Türkler yok olma tehdidiyle karşı karşıya kalmıştır. Bu dönemde Türkiye, garantörlük hakkını kullanarak Kıbrıs Barış Harekatı'nı gerçekleştirmiş ve Kıbrıs Türk halkını koruma altına almıştır.

15 Kasım 1983’te Kıbrıs Türk Federe Devleti Meclisi, oybirliğiyle bağımsızlık ilan ederek Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni kurmuştur.



KKTC’nin Önemi ve Geleceği

KKTC, Doğu Akdeniz’de Türk varlığının teminatı ve jeopolitik önemi yüksek bir devlettir. Ada, enerji kaynakları ve stratejik konumu nedeniyle uluslararası dengelerde önemli bir yere sahiptir. KKTC’nin önemi şu başlıklar altında özetlenebilir:

Türk Varlığının Güvencesi

KKTC, Kıbrıs Türk halkının kimliğini, kültürünü ve varlığını koruma misyonunu taşır. Ayrıca, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerinin korunması açısından da hayati bir rol oynar.

İki Devletli Çözüm Vizyonu

 KKTC, Rum tarafının tek taraflı hâkimiyetine dayalı çözümleri reddederek iki eşit devlet temelinde bir çözüm vizyonu ortaya koymaktadır. Bu, Kıbrıs Türk halkının eşit ve egemen bir ulus olarak tanınma hakkını savunmaktadır.

Ekonomik ve Eğitim Merkezi

 KKTC, özellikle eğitim ve turizm alanlarında uluslararası alanda tanınmış bir cazibe merkezi olma yolunda ilerlemektedir. Üniversiteleri, adayı “eğitim adası” kimliğiyle öne çıkarmaktadır.

Türkiye ile Dayanışma

 KKTC, Türkiye ile kardeşlik ve dayanışma içinde hareket etmektedir. Türkiye’nin desteği, KKTC’nin uluslararası alanda tanınma ve kalkınma çabalarına güç katmaktadır.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, bağımsızlık mücadelesinin simgesi ve Doğu Akdeniz’deki Türk varlığının teminatıdır. Kıbrıs Türk halkının barış, özgürlük ve egemenlik adına verdiği mücadele, KKTC’nin önemini her geçen gün artırmaktadır. KKTC’nin uluslararası alanda tanınması ve hak ettiği yere ulaşması, hem Türkiye’nin hem de Türk milletinin öncelikli hedeflerinden biridir.

yilmazparlar@yahoo.com