31 Ocak 2026 Cumartesi

Bana Bir Dakika Verin-Yılmaz Parlar

  

Enstalasyonu IF İstanbul’da Açıldı

Doria Belanger & Benttt’ten Beden, Hareket ve Zaman Üzerine Etkileyici Bir Çalışma

Dijital sanat ve çağdaş dansı buluşturan “Bana Bir Dakika Verin” projesi, Fransa İstanbul Başkonsolosu Nadia Fanton’un katılımıyla Institut Français İstanbul’da açıldı. Proje, farklı kültürlerden dansçıların bir dakikalık video portreleri üzerinden kimlik, hareket ve zaman ilişkisine odaklanıyor.

Zamanı, Bedeni ve Kimliği Sorgulayan Proje İstanbul’da

Fransız video sanatçısı ve koreograf Doria Belanger ile çizim sanatçısı Benttt tarafından oluşturulan dijital-dans enstalasyonu “Bana Bir Dakika Verin”, 20 Ocak 2026’da Institut Français İstanbul Sergi Salonu’nda izleyiciyle buluştu.

Belanger’in 2015’te başlattığı proje, farklı ülkelerden dansçıların bir dakikalık video portreleri üzerinden kimliğin, bedenin ve hareketin nasıl iç içe geçtiğini araştırıyor.

Tek plan çekilen videolarda dansçılar, yalnızca beden diliyle kendilerini ifade ediyor; ortaya yoğun, sade fakat çarpıcı anlatımlar çıkıyor.

Açılışa Başkonsolos Nadia Fanton Katıldı

Fransa İstanbul Başkonsolosu Nadia Fanton, açılışta yaptığı konuşmada projenin kültürel çeşitliliğini ve evrensel yaklaşımını vurguladı:

“Her bir dansçı, dünyada var olmanın farklı bir bütünlüğünü gösteriyor.
Türkiye’den katılan sanatçılar projenin zenginliğini daha da artırdı.”

Fanton, projenin Türkiye ayağında yer alan dansçılara teşekkür ederek serginin İzmir’de de gösterime gireceğini duyurdu.

Belanger, “Bedenin içinden doğan hareketi yakalamak istedim”

Sanatçı Doria Belanger, projenin temel amacını şu sözlerle anlattı:

“Bu çalışmayı bedenin içinden doğan hareketi yakalamak ve dansçıya kendini anlatabileceği bir alan açmak için başlattım.
Bir dakikanın içinde bile sınırsız bir ifade özgürlüğü var.”

Belanger, her ülkede farklı dansçılarla çalışarak koleksiyonu büyüttüğünü, projenin hala “bitmeyen bir dünya haritası” gibi ilerlediğini söyledi.

Türkiye’den Dansçılar Projede Yer Aldı

Serginin İstanbul ayağında Türkiye’den önemli çağdaş dansçı projeye katıldı:

Halil İbrahim Aygun, Ece Çamlı, Mustafa Kaplan, Melih Kıraç, Serap Meriç, Canan Yücel Pekiçten, Leyla Postalcıoğlu, Kamola Rashidova ve Yunus Emre Şahin.

Bu dansçıların videoları koleksiyonun uluslararası yapısını güçlendirirken, Türkiye çağdaş dans sahnesinin çeşitliliğini de görünür kılıyor.

Hareketin İzini Çizgiye Dönüştüren Benttt

Enstalasyonun ikinci bölümünde çizer Benttt, video portrelerdeki jestleri ve hareketleri çizgisel formlara dönüştürüyor. Bu çalışma, dansın dijital ekrandan çıkarak mekânda fiziksel bir iz hâline gelmesi sağlanıyor.

Doria Belanger ile Yapılan Röportajdan Öne Çıkanlar

Belanger, proje üzerine yaptığımız röportajda şu noktaların altını çizdi;

Amaç, dansçıları görünür kılmak ve onlara kendilerini ifade edebilecekleri bir alan sunmak.

Her dansçı için ortak bir yapı var: bir hareketi tekrar ederek içsel ritmi ortaya çıkarmak.

Farklı geçmişlere, eğitimlere ve bedenlere sahip dansçıların bir araya gelmesi projeyi çok sesli ve evrensel kılıyor.

Projenin gece teması, özgürlük ve sınırsızlık hissini güçlendiriyor.

Çalışma sürekli büyüyen, hiç bitmeyen bir koleksiyon niteliğinde.

“Bir Dakika İçinde Özgürlük”

Projenin tüm parçaları bir araya geldiğinde izleyiciye verilen temel mesaj netleşiyor:
Zaman kısıtlandığında bile beden özgürdür.
Bir dakikalık sürenin içine sığan hareket, dansçının hem kimliğini hem de yaşam deneyimini görünür kılıyor.
Teknoloji ile dansın birleşimi, özgürlüğün ve bireyselliğin dijital çağdaki yeni ifade biçimlerinden birine dönüşüyor.

Sergi Bilgileri

Institut Français İstanbul – Sergi Salonu
Tarih: 30 Ocak – 15 Mart 2026
Ziyaret Saatleri: Pazartesi – Cumartesi, 10:00–18:00

yilmazparlar@yahoo.com

5 Ocak 2026 Pazartesi

Zafer Partisi 2026’ya İstanbul’dan Başladı -Yılmaz Parlar

  

İstanbul’dan Dünyaya Mesaj

Zafer Partisi 2026’ya İstanbul’dan Başladı Siyasetin Kalbi Yeniden Atıyor

Türkiye’nin kaderini belirleyen şehirde başlatılan bu hamle, yalnızca bir parti programı değil; İstanbul’un stratejik siyaset merkezi rolünün altını çizen güçlü bir siyasi mesaj olarak kayda geçti.

Bu açıklamalar, Ümit Özdağ’ın yalnızca iç politikada değil, küresel gelişmelerde de pozisyon alan, halkın ekonomik sorunlarını merkeze koyan, İstanbul’u stratejik bir siyaset üssü olarak gören çok yönlü bir lider profili çizdiğini gösteriyor.

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Üsküdar İlçe Başkanlığı açılışının ardından yaptığı açıklamada, partinin 2026 çalışma yılını İstanbul’dan başlattığını ilan etti.

Özdağ, Genel Merkez kadrolarının önümüzdeki bir ay boyunca 39 ilçeyi kapsayan yoğun bir saha çalışması yürüteceğini belirtti.

İstanbul’da Yapılan Siyaset, Türkiye’yi Şekillendirir

10 milyona yaklaşan seçmen gücü ve tüm Türkiye’ye etki eden temsil kapasitesiyle İstanbul, Türkiye siyasetinin ana eksenini oluşturuyor.
Özdağ, İstanbul’un yalnızca ekonomik değil; sosyal, kültürel ve siyasi olarak da ülkenin yönünü tayin ettiğini vurguladı. “İstanbul’da siyaset yapmak, Türkiye’nin geleceğine yön vermektir” diyen Özdağ, Zafer Partisi’nin bu nedenle İstanbul çalışmalarına özel önem verdiğini ifade etti.

Halkın Gerçeğiyle Yüzleşen Lider

 Emeklinin Yanında Net TavırMaaş zamlarıyla derinleşen geçim krizi, siyasi tartışmaların değil, doğrudan halkın hayatının merkezinde yer alıyor.
SGK ve BAĞ-KUR emeklilerine yapılan yüzde 12,19’luk, memur emeklilerine verilen yüzde 18,61’lik zammı sert sözlerle eleştiren Özdağ, ortaya çıkan tablonun “sefaletin dokuzuncu yılı” olduğunu söyledi.

Büyükşehirlerde emeklilerin geceleri kamu binalarına sığınmak zorunda kalmasını “utanç verici” olarak nitelendirdi.

Özdağ, “Bu maaşlar insanca yaşamaya yetmez. Emekli, dul ve yetim bunu hak etmiyor” diyerek, halkın yaşadığı gerçekliğin yanında duran lider profili sergiledi.

Dünya Gündemiyle Uyumlu Sert Çıkış

Maduro Olayı ve Orta Çağ Benzetmesi

Uluslararası hukukun çöküşüne işaret eden gelişmeler, Özdağ’ın gündeminde önemli bir yer tuttu.
ABD Başkanı Trump’ın Venezuela Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro’ya yönelik tutumunu değerlendiren Özdağ, dünya basınında yer alan yorumlarla örtüşen bir çizgi izledi.

Özdağ, bu süreci “modern devletler sisteminin tasfiyesi” olarak nitelendirerek, 1648 Westfalya düzeninin fiilen yok sayıldığını ifade etti.

Maduro’nun dünya basını önünde teşhir edilmesini sert biçimde eleştiren Özdağ, bunun Orta Çağ uygulamalarını hatırlattığını söyledi. Bu çıkış, Özdağ’ın küresel gelişmeleri yakından izleyen, dünya görüşü olan bir lider profili çizdiğini ortaya koydu.

Hukuk Aykırılığa Alkış Tutup Hukuktan Bahsedemezsiniz

Avrupa Birliği’nin çifte standardı, Özdağ’ın eleştirilerinin hedefindeydi.
Maduro’nun yakalanmasını alkışlayan AB ülkelerinin, Grönland konusunda “hukuka aykırılık” vurgusu yapmasını trajikomik olarak değerlendiren Özdağ, Danimarka Başbakanı’na açık çağrıda bulundu.

İran Uyarısı, Türkiye Sınırı İçin Hayati Tehlike

Bölgesel krizlerin Türkiye’ye etkisi, Zafer Partisi’nin güvenlik perspektifinde kritik başlık olmaya devam ediyor.
İran’daki toplumsal huzursuzluğun iç savaşa evrilmesi ihtimaline dikkat çeken Özdağ, milyonlarca Afgan sığınmacının Türkiye sınırına yönelme riskine karşı hükümeti uyardı. “3-4 metrelik duvarlar yeterli olmaz” diyen Özdağ, caydırıcı önlemlerin derhal artırılması gerektiğini vurguladı.

PKK-YPG Gerçeği, Söylenenlerle Sahadaki Durum Aynı Değil

Suriye’deki gelişmeler, Özdağ’a göre Türkiye aleyhine ilerliyor.
YPG’nin taleplerinin açık olduğunu söyleyen Özdağ, örgütün silah bırakmaya niyeti olmadığını, üniter devlet yapısını reddettiğini belirtti. Cumhur İttifakı’nın kamuoyuna yaptığı açıklamalarla sahadaki gerçekler arasında ciddi bir çelişki olduğunu vurguladı.

İstanbul’da Bir Ay, Halkla Yüz Yüze, Sorunlarla Birebir

Uzun süre İstanbul’da sahaya inme kararı, klasik siyaset anlayışının dışına çıkan bir yaklaşım olarak dikkat çekiyor.
Özdağ, pazar yerlerinden AVM’lere, STK’lardan kanaat önderlerine kadar geniş bir temas ağı kuracaklarını belirtti. İstanbul’un sorunlarını dinleyip çözüm önerilerini anlatacaklarını ifade etti.

Tertemiz Türkiye Projesi, Suçun Sıklet Merkezi İstanbul

Uyuşturucu, sanal kumar ve organize suçla mücadele, Zafer Partisi’nin temel iddialarından biri.
Özdağ, İstanbul’un bu suç türlerinde en ağır yükü taşıdığına dikkat çekerek, mücadelenin merkezinin de İstanbul olması gerektiğini söyledi. Mevcut operasyonları yetersiz bulan Özdağ, “Baronlara dokunmayan mücadele başarı getirmez” dedi.

yilmazparlar@yahoo.com