24 Mart 2025 Pazartesi

Ahmet Ortatepe’nin Liderliğinde Türk Dünyası Bir Araya Geldi-Yılmaz Parlar

   DUTTİP, Ramazan’ın Manevi İkliminde Birlik ve Beraberliği Pekiştirdi

Ahmet Ortatepe’nin Liderliğinde Türk Dünyası Bir Araya Geldi

Türk Ticaret ve Kültür Derneği’nden Anlamlı OrganizasyonKızılelma Yolunda, 500 Davetli ile İftar Sofrasında Buluştu.



DUTTİP Dünya Ticaret ve Kültür Derneği, Ramazan-ı Şerif’in rahmet ve mağfiret ikliminde birlik ve beraberlik ruhunu pekiştirmek amacıyla İstanbul İBB 1453 Çırpıcı Sosyal Tesislerde 22 Mart 2025 Cumartesi günü geniş katılımlı bir iftar programı düzenledi.

Dünya Türk Ticaret Platformu Başkanı ve DUTTİP Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ahmet Ortatepe’nin öncülüğünde gerçekleşen organizasyona, gönül coğrafyasının büyükelçileri, başkonsolosları, siyasi ve iş dünyasının önde gelen isimleri, 30’un üzerinde sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve toplamda 500 davetli katıldı.



Kızılelma İdeali ile Bir Araya Gelen Türk Dünyası


Büyük medeniyetimizin taşıyıcı gücü olan Kızılelma idealinden ilham alarak kurulan bu iftar sofrasında, dostluk ve kardeşlik bağları güçlendirilirken, kültürel, siyasi ve ekonomik alanlarda ortak hedefler belirlendi.

Ahmet Ortatepe, yaptığı konuşmada, “Bu mübarek ayın feyzini hep birlikte paylaşırken, aynı zamanda Türk Dünyası’nın geleceği için adımlar atıyoruz. Gönül soframızda, manevi atmosferin huzurunu yaşarken, kardeşlik bilinciyle el ele vererek, daha güçlü bir gelecek inşa etme kararlılığımızı pekiştiriyoruz” dedi.



Türk Dünyası’nın Önde Gelen İsimleri Bir Arada


İftar programına katılan isimler arasında AKP Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Halil Korkmaz, İstanbul Valiliği İdare ve Denetim Müdürü Osman Avcı, MHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı İsmail Aksöz, Özbekistan İstanbul Başkonsolosu Şerzod Abdunazarov, KKTC İstanbul Konsolosu Ülkü Alemdar, eski MHP Milletvekilleri İhsan Barutçu ve Ahmet Çakar gibi siyasi ve diplomatik isimler yer aldı. Ayrıca, Prof. Dr. Mualla Uydu Yücel, Umay Ana Derneği Başkanı, Süleyman Ecevit Şanlı, Türk Amerikan İş Adamları Derneği Başkanı, ve Fatih Yılmaz, Perpa Kat Malikleri İşadamları Derneği Başkanı gibi iş dünyasının önemli temsilcileri de programa katılarak, Türk Dünyası’nın ekonomik ve kültürel iş birliğine destek 
verdi.



Ahmet Ortatepe’nin Liderliğinde Türk Ticaretinin Yükselişi


DUTTİP Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ahmet Ortatepe, 2021 yılından bu yana yürüttüğü çalışmalarla Türk Dünyası’nın ekonomik ve ticari alanda güçlenmesine büyük katkı sağlıyor.

Ortatepe’nin liderliğinde, yurt içi ve yurt dışı iş insanlarıyla ikili görüşmeler gerçekleştirilirken, milli savunma sanayimizin gelişimine yönelik sektör bazlı eğitim çalışmaları yapıldı. Ayrıca, Türk iş insanlarının bilinçlendirilmesi, Ar-Ge ve katma değerli ürünlerle küresel pazarlarda rekabet gücü yüksek markaların oluşturulmasına destek verildi.





Türk Yüzyılı’na Doğru Adımlar


Ahmet Ortatepe, iftar programında yaptığı konuşmada, “Türk ve Türkiye Yüzyılı’nda ülkemizin her alanda hak ettiği noktaya erişmesi için çalışmalar yapmak, ülkemize ve milletimize olan borcumuzdur.

Kurulmaya çalışılan yeni dünya düzeninde, ülkemizin hak ettiği konumda olması için ekonomik ve ticari çalışmalarımıza ara vermeden devam edeceğiz” dedi. Ortatepe, Türk Dünyası’ndan küresel markaların oluşmasına yönelik çalışmaların önümüzdeki dönemde daha da hız kazanacağını belirtti.






DUTTİP Dünya Ticaret ve Kültür Derneği’nin düzenlediği bu anlamlı iftar programı, Türk Dünyası’nın birlik ve beraberliğini pekiştirirken, Ahmet Ortatepe’nin liderliğinde ekonomik ve kültürel iş birliğinin ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Türk Yüzyılı’na doğru emin adımlarla ilerleyen Türkiye, DUTTİP’in çalışmalarıyla küresel arenada daha da güçleniyor.




Ahmet Ortatepe’nin vizyoner liderliği ve DUTTİP’in Türk Dünyası’na yönelik çalışmaları, katılımcılar tarafından büyük takdir topladı.

Programda bir araya gelen isimler, Ortatepe’nin Türk ticaretini küresel arenada daha da ileriye taşıma hedefini desteklediklerini belirterek, bu tür organizasyonların devam etmesi temennisinde bulundu.

yilmazparlar@yahoo.com



3 Mart 2025 Pazartesi

Prostat Kanseri-Kısırlık-Kronik Prostatitde Umut-Yılmaz Parlar

 Prostat Kanseri-Kısırlık-Kronik Prostatitde Umut

Üroloji Hastalara Umut, Prof. Dr. Tolga Akman ve Op. Dr. Zafer Oyman

Bahçelievler Medicana Hastanesi ve Üroloji Bölümü’nün Yıldızı Prof. Dr. Tolga Akman ve Op. Dr. Zafer Oyman, Hastalara Umut Olan Hekimler



Sağlık sektöründe kalite ve yenilikçilik anlayışıyla alanında öncü kurumlardan biri olan, hasta memnuniyeti ve uzman kadrosuyla adından sıkça söz ettiren İstanbul’un kalbinde, Bahçelievler Medicana Hastanesi, üstün hizmet anlayışı ve teknolojik donanımıyla hastalarına umut ışığı oluyor.



Sunduğu hizmetlerle dikkat çeken hastane, özellikle Üroloji Bölümü’nde liderliği üstlenen Prof. Dr. Tolga Akman gibi alanında yetkin ismi bünyesinde barındırıyor.

Mesleğinde çığır açan uygulamaları ve hasta odaklı yaklaşımıyla tıbbın geleceğine yön veren Prof. Dr. Tolga Akman, hastalarına şifa dağıtmaya devam ediyor.

Üroloji Bölümü’nde Bir Değer, Prof. Dr. Tolga Akman

Bahçelievler Medicana Hastanesi’nin üroloji bölümü, Prof. Dr. Tolga Akman’ın liderliğinde adeta bir başarı hikayesi yazıyor.

Alanında yılların deneyimine sahip olan Prof. Dr. Akman, hem meslektaşları hem de hastaları tarafından büyük bir saygı ve hayranlıkla anılıyor.

Prof. Dr. Tolga Akman, ürolojinin zorlu ve karmaşık vakalarında gösterdiği başarılar ve hastalarına olan şefkatli yaklaşımıyla dikkat çekiyor.

Dr. Akman, Özellikle Lazer Operasyonları, minimal invaziv cerrahi tekniklerden robotik destekli operasyonlara kadar pek çok modern yöntemi başarıyla uygulayarak, ürolojik hastalıkların tedavisinde fark yaratıyor. Ürolojinin zorlu ve karmaşık vakalarında gösterdiği başarılar özellikle prostat kanseri, böbrek taşı tedavisi alanlarıda çok aranan bir hekim.

Alanında edindiği engin bilgi birikimi ve deneyimiyle Modern tıbbın tüm imkanlarını kullanarak hastalarına en ileri tedavi yöntemlerini sunuyor.

Hastaların Gözünden Prof. Dr. Tolga Akman

Prof. Dr. Tolga Akman’ın hastaları, onun sadece bir hekim değil, aynı zamanda bir dost ve danışman olduğunu söylüyor.

Tedavi sürecinde hastalarını bilgilendiren, onlara moral veren ve her adımda yanlarında olan Akman, bu özellikleriyle hasta-hekim ilişkisinin nasıl olması gerektiğini adeta gözler önüne seriyor.

Bir hasta, “Prof. Dr. Tolga Akman, sadece tıbbi bilgisiyle değil, insanlığı ve samimiyetiyle de beni etkiledi. Kendisine ne kadar teşekkür etsem az” diyerek duygularını ifade ediyor.

Sağlıkta Mükemmellik

Bahçelievler Medicana Hastanesi ve üroloji bölümünün değerli ismi Prof. Dr. Tolga Akman, sağlık alanında mükemmelliğin nasıl olması gerektiğini gösteriyor.

Hem tıbbi başarıları hem de insani yaklaşımıyla hastaların gönlünde taht kuran Akman, Medicana’nın başarı hikayesine büyük katkı sağlıyor.

Ürolojide Devrim, Prof. Dr. Tolga Akman

Üroloji Bölümü’nün başında bulunan Prof. Dr. Tolga Akman,

Hastalarına olan yaklaşımındaki samimiyet ve titizlik, onun mesleki başarısının temelini oluşturuyor.

Prof. Dr. Tolga Akman “Her hastanın hikayesi ve tedavi süreci bizim için özel. Teknolojiyi en etkin şekilde kullanarak, her zaman en doğru ve insancıl yaklaşımla hizmet veriyoruz.”

Geleceğe Yönelik Vizyon

Medicana Hastanesi ve Prof. Dr. Tolga Akman, sağlık alanında geleceğe yönelik yenilikçi adımlarıyla, hem ulusal hem de uluslararası arenada adından söz ettiriyor. Sürekli geliştirilen tedavi yöntemleri ve araştırmalar, hastaların daha sağlıklı bir yaşam sürmeleri için yeni kapılar aralıyor.

Bu vizyon, hastaneyi ve özellikle Üroloji Bölümü’nü, medikal dünyanın parlayan yıldızlarından biri haline getiriyor.



Ürolojide Emeği Geçen Yıldız, Op. Dr. Zafer Oyman

Medicana Bahçelievler, Hastanesi Üroloji Bölümünde, yine alanında yılların deneyimi, modern tedavi yöntemlerine olan hakimiyeti ve hastalarına sunduğu şefkatli yaklaşımıyla Op.  Dr. Zafer Oyman, tıp camiasının ve hasta topluluklarının gönlünde yer almış bir hekim.

Erkek sağlığı, infertilite (Kısırlık) Kronik prostatit gibi alanlarda uzmanlaşan Op. Dr. Oyman, modern tıbbın tüm imkanlarını kullanarak hastalarına en iyi tedaviyi sunuyor. Yurt içi Yurt dışı çok sayıda hasta kapısını çalıyor.

Mesleğine olan bağlılığı ve özverisi, hastalarının hayatlarında fark yaratan önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.

Tedavi sürecinin her aşamasında hastalarına güven ve huzur veren bir ortam yaratıyor. Bu sayede, en zorlu sağlık sorunlarında bile hastalar, yanında güvendikleri bir uzmana sahip olduklarını bilmenin rahatlığıyla tedavi oluyorlar.

Çalışma prensipleri, hasta memnuniyetine verdiği önem ve teknolojiyi etkin kullanma yeteneği, sağlık dünyasında ilham verici bir rol model oluşturuyor.

Op. Dr. Zafer Oyman, emeği geçen bir üroloji uzmanı olarak, mesleki titizliği, teknolojik yeniliklere olan adaptasyonu ve hasta odaklı yaklaşımıyla sağlık alanında fark yaratmaya devam ediyor.

Onun gösterdiği üstün performans ve özveri, hem hastalar hem de tıp camiası tarafından takdirle karşılanıyor.

Medicana Bahçelievler, Sağlıkta Mükemmelliğin Adresi

Sağlık sektöründe hasta odaklı yaklaşımı ve ileri teknoloji altyapısıyla fark yaratan Medicana Bahçelievler Hastanesi, sunduğu hizmetlerle modern tıbbın en parlak örneklerinden biri olmayı sürdürüyor. Yalnızca teknolojik donanımıyla değil, aynı zamanda hasta memnuniyetine verdiği önemle de öne çıkan hastane, her aşamada hastalarına destek sağlayarak güvenli ve konforlu bir tedavi süreci sunuyor.



Hasta Odaklı Yaklaşım, Medicana’nın İmzası

Medicana Hastaneleri, sağlık hizmetinde mükemmeliyeti hedefleyen anlayışıyla Türkiye’nin dört bir yanında hastalarına en iyi tedavi imkanlarını sunuyor.

Bahçelievler şubesi, bu anlayışın en güçlü temsilcilerinden biri olarak üroloji, kardiyoloji, ortopedi, Acil Servis, Ağız ve Diş Sağlığı, Alerji ve İmmünoloji, Anestezi ve Reanimasyon, Beslenme ve Diyet, Beyin ve Sinir Cerrahisi, Biyokimya Laboratuvarı, Böbrek Nakli, Check-up, Çocuk Alerjisi, Çocuk Cerrahisi, Çocuk Endokrinolojisi, Çocuk Kardiyolojisi, Çocuk Nefrolojisi, Çocuk Romatolojisi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Dermatoloji, El Cerrahisi ve Mikro Cerrahi, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Enfeksiyon Hastalıkları, Evde Sağlık (Bakım) Hizmetleri, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Gastroenteroloji, Genel Cerrahi, Girişimsel Radyoloji, Göğüs Cerrahisi, Göğüs Hastalıkları, Göz Hastalıkları, Hematoloji, İç Hastalıkları, Kadın Hastalıkları ve Doğum, Kalp Sağlığı ve Hastalıkları Merkezi, Kalp ve Damar Cerrahisi, Kemik İliği Nakli, Kulak Burun Boğaz, Medikal Onkoloji, Nefroloji gibi kritik alanlarda uzmanlaşmış hekim kadrosuyla dikkat çekiyor.

Teknoloji ve Konforun Buluştuğu Nokta

Hastanenin en son teknolojiye sahip tıbbi ekipmanları, uluslararası standartlarda tasarlanmış ameliyathaneleri ve sürekli güncellenen tedavi protokolleri, sağlık hizmetlerinde Medicana’yı sektörün öncülerinden biri haline getiriyor. Randevu sisteminden tedavi sonrası takiplere kadar hastaların yanında olan Medicana, sunduğu konforlu ortamla da sağlık hizmetinde yeni bir standart belirliyor.

Bu başarı öyküsü, yalnızca İstanbul’da değil, Türkiye genelinde sağlık standartlarının yükseltilmesine ilham veriyor. Medicana Bahçelievler, hasta memnuniyetini esas alan hizmet anlayışıyla sağlıkta güvenin adresi olmaya devam ediyor.

yilmazparlar@yahoo.com

 

27 Aralık 2024 Cuma

World Medya Group Düzenlediği Endüstri 4.0 Zirvesiyle Geleceği Şekillendiriyor-Yılmaz Parlar

  

World Medya Group Düzenlediği Endüstri 4.0 Zirvesiyle Geleceği Şekillendiriyor

Endüstri 4.0: Dijitalleşmenin ve Sanayi Devriminin Yeni Yüzü

World Medya Group, 17 Aralık 2024 Cuma günü Vialand Palace Hotel'de düzenlediği Endüstri 4.0 Zirvesi ile dijitalleşme ve sanayi devriminin gelecekteki potansiyellerini masaya yatırdı. Zirve, sektör profesyonellerini, akademisyenleri ve teknoloji liderlerini bir araya getirerek Türkiye'nin dijital dönüşüm yolculuğunu değerlendirdi.



Etkinliğin ev sahibi olan World Medya Group Genel Yönetmeni İlker Kaplan, açılış konuşmasında teknolojinin önemine vurgu yaparak şunları söyledi:
"Bugün, Endüstri 4.0'ın yalnızca bir vizyon değil, aynı zamanda küresel rekabette bir zorunluluk olduğunu görüyoruz. Türkiye'nin bu sürece hızlı uyum sağlaması için medya, sanayi ve akademik dünyayı buluşturuyoruz."

Zirveden Öne Çıkan Sunumlar

Endüstri 4.0'ın Gelişim Süreci



Ali Rıza Ersoy, İON Akademi
Ali Rıza Ersoy, Endüstri 4.0’ın global sahnede nasıl doğduğunu ve Türkiye'nin bu süreçteki yerini tarihsel bir bakış açısıyla değerlendirdi. Ersoy, 2013'te Almanya'da başlayan Endüstri 4.0’ın 2016’da Türkiye'de konuşulmaya başlandığını ve günümüzde sanayiden tarıma kadar pek çok sektörü dönüştürdüğünü belirtti.

Türkiye'nin 10 yıllık süreçte büyük ilerlemeler kaydettiği, özellikle kodlama ve robotik eğitimleriyle genç nesli dijital dönüşüme hazırladığı belirtildi.



Akıllı Planlama ve Dijital Çözümler

Ege Üniversitesi ve Ankara'dan Umut Bey'in Katkılarıyla
Akıllı planlama ve dijital çözümlerin sanayide nasıl uygulandığı, Türkiye'deki başarılı örneklerle aktarıldı. Online sunumda özellikle lojistik ve üretim süreçlerinde verimliliği artıran uygulamalar üzerinde duruldu.

Akıllı yazılımların üretim maliyetlerini azaltma ve müşteri memnuniyetini artırma üzerindeki etkileri aktarıldı..



 Dijitalleşme ve Toplumsal Kalkınma


Dijitalleşmenin toplumsal kalkınma üzerindeki etkilerini ele aldı. Özellikle "karanlık fabrikalar" gibi otomasyon sistemleriyle iş süreçlerinin nasıl hızlandığına değindi.

Kastamonu'da kurulan Türkiye’nin ilk karanlık fabrikasının dijital dönüşümde örnek bir model oluşturduğu ifade edildi.



Genç Nesil ve Yapay Zeka

Zirvede genç mühendislerin yapay zeka ve robotik alanında elde ettiği başarılar da konuşuldu. Türkiye’nin gençleriyle dünya çapında başarı yakaladığı örnekler paylaşıldı.

Kız çocuklarına yönelik kodlama eğitimlerinin toplumsal cinsiyet eşitliği açısından önemi ve Ağrı’da düzenlenen Bilim Şenliği’nin etkileri.

Yapay Zeka Çağında İnsan, Teknoloji ve Gelecek Perspektifleri

NielsenIQ Temsilcisi Mert Sadıkzade’nin konuşmasında, yapay zekanın (YZ) geleceği şekillendiren güçlerinden ve bu teknolojinin günlük hayatımıza etkilerinden bahsedildi.

Teknolojinin Evrimi ve Yapay Zeka

Yapay zekanın ilk adımlarının 1940'larda atıldığını belirten Sadıkzade, bu teknolojinin altın çağa ulaşarak günümüzde çığır açıcı uygulamalara dönüştüğünü vurguladı. İlk yapay zeka sistemlerinden günümüze, artık "duygusal yapay zeka" kavramının tartışıldığını söyledi. Beş-on yıl içinde, makinelerin insan duygularını anlamaya yönelik yetenekler geliştirebileceği tahmin ediliyor.



Yeni Çağın Dinamikleri

Sadıkzade, "Yeni çağın DNA'sı yapay zekadır" diyerek, teknolojinin tüketici alışkanlıklarını değiştirdiğine dikkat çekti. Örneğin, dijitalleşen ticaret hacminin yalnızca Türkiye’de bile haftalık bazda milyar dolarlık seviyelere ulaştığını belirtti. Bu dönüşümde:

Kişiselleştirme, ön plana çıkıyor: Kendi tercih ve alışkanlıklarına uygun ürün arayışında olan tüketiciler, kişiselleştirilmiş hizmetler talep ediyor.

Yeşil Teknolojiler, Çevre dostu yapay zeka uygulamalarının tarımda ve diğer sektörlerde kaynak kullanımını optimize ettiği belirtildi.

Rekabet ve İnovasyonun Yeni Yüzü

Yapay zekanın şirketleri yalnızca rakipleriyle değil, aynı zamanda değişen çevresel ve sosyal koşullarla rekabet etmeye zorladığını belirtti. Sadıkzade’nin ifadesine göre:

Oyun Değiştirici Teknolojiler: Karanlık fabrikalar gibi insan müdahalesini minimuma indiren sistemler, maliyetleri düşürürken verimliliği artırıyor.

Birliktelikçi Rekabet: Markaların yalnızca rekabet değil, işbirlikleriyle değer yaratması gerektiğine dikkat çekildi.

Etik ve Güvenlik Sorunları

Yapay zekanın mahremiyet, etik ve güvenlik alanlarında getirdiği sorunların altı çizildi. Örneğin:

Kişisel verilerin korunması,

Yapay zekanın toplumsal fayda için kullanılması,

Dijital hakların korunması.

Geleceğin Ötesinde: Yapay Zekanın İnsanlaşması?

Sadıkzade, “Bir gün yapay zeka bilinç kazanırsa, acı çekebilir mi?” sorusunu ortaya atarak, felsefi boyutları tartışmaya açtı. Duygusal zekanın, insanla makine arasındaki ilişkiyi dönüştürme potansiyeline sahip olduğu ifade edildi.

İnsan ve Teknoloji Birlikte Dönüşecek

Sadıkzade, teknolojinin ve insanın ayrılmaz bir şekilde birbirine bağlı olduğunu vurgulayarak, "İnsan zekası süreçten hiçbir zaman çıkmayacak; aksine, teknolojiyi daha verimli ve sürdürülebilir kılmak için farklı alanlarda kullanılacak" dedi.

Bu konuşma, geleceğin teknolojilerine yön veren iş dünyası için bir rehber niteliği taşıyor. Yapay zekanın yalnızca bir araç değil, aynı zamanda bir dönüşüm felsefesi olduğu net bir şekilde anlaşılıyor.



World Medya Group’un liderliğinde gerçekleştirilen Endüstri 4.0 Zirvesi, Türkiye’nin dijitalleşme ve sanayideki dönüşüm hikayesini ele aldı. Dijital teknolojilerle güçlenen sanayi, yapay zeka ve robotik yatırımlarıyla uluslararası arenada rekabetçi bir pozisyona taşınıyor.

Bu zirve, sadece teknolojiyi değil, Türkiye’nin geleceğe dair vizyonunu da gözler önüne serdi.

yilmazparlar@yahoo.com

24 Aralık 2024 Salı

Pamuk Kraliçesi, Organik Tarım Başarısı-Yılmaz Parlar

  Pamuk Kraliçesi, Organik Tarım Başarısı

Türkiye'nin Pamuk Kraliçesi, Organik Tarımda Dünya Liderliği İçin Kolları Sıvadı

Türkiye’nin organik pamuk üretiminde öncü firmalarımızdan biri olan AYTİM Şirketler Grubu, organik pamuk sektöründe devrim yaratacak çözümler ve vizyonuyla dikkat çekmeye devam ediyor.



Yönetim Kurulu Başkanlığını "Pamuk Kraliçesi" unvanıyla tanınan Sevda Aydın’ın üstlendiği AYTİM Şirketler Grubu, 23 Aralık 2024 Pazartesi günü kendi yerleşkesinde düzenlediği zirvede, "Çiftçiden Mağazaya" sloganıyla sektörel sorunları ve çözümleri masaya yatırdı.

Zirve, Türkiye’yi organik pamuk üretiminde dünya lideri yapma misyonuyla büyük ses getirdi.

Sevda Aydın, zirvede yaptığı konuşmada, organik pamuk üretiminin yalnızca çevresel faydaları değil, aynı zamanda ekonomik sürdürülebilirliği açısından da önemine vurgu yaptı.

Atatürk’ün tarıma verdiği değeri hatırlatarak, çiftçilerden nihai tüketiciye kadar uzanan üretim zincirinin her halkasında izlenebilirliği ve kaliteyi artırmayı hedeflediklerini belirtti.

Aydın, “Türkiye'nin organik tarım potansiyeli dünya standartlarının çok üzerinde ve biz bu mirası hak ettiği yere taşıyacağız” dedi.

Organik pamuk sektörünün lider isimlerini bir araya getiren çalıştayda, 2024 yılının kapsamlı bir değerlendirmesi yapılırken, üretim süreçlerinden izlenebilirlik kriterlerine, kalite standartlarından mali analizlere kadar tüm detaylar ele alındı. AYTİM Şirketler Grubu’nun dünya pazarında Türkiye'yi marka haline getirme vizyonu, uzmanlar tarafından sunulan yenilikçi çözümlerle desteklenerek bir kez daha tescillendi.

Bize Göre ;

Yerli Pamuk Kalitesindeki Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Türkiye, dünyada pamuk üretiminde önemli bir yere sahip olmasına rağmen, yerli pamuk kalitesi ve tercih edilme oranı sanayiciler arasında tartışma konusu olmaktadır. Kaliteye yönelik sorunlar, üretimden hasat sonrasına kadar olan süreçte yapılan hatalar ve sistematik eksikliklerden kaynaklanmaktadır.

Yerli Pamuk Neden Tercih Edilmiyor?

Sanayicilere göre, yerli pamuk kalitesinde belirgin bir sorun bulunmamasına rağmen, hasat ve sonrasındaki süreçte yaşanan sıkıntılar, üreticilerin uluslararası pamuklara yönelmesine neden oluyor. Özellikle lif uzunluğu, mukavemet ve mikroner gibi parametrelerin kalite üzerindeki etkisi büyük. Bu parametrelerin bir kısmı genetik çeşitlere, bir kısmı ise çevresel koşullara bağlı olarak değişiklik gösteriyor.

Sanayiciler, örme kumaş gibi hassas üretimlerde, yerli pamuğun yerine Amerikan pamuğunu tercih ediyor. Bunun nedeni, Amerikan pamuğunun beyaz boyamada sorun çıkarmaması ve aynı standartlarda üretilebilmesi. Yerli pamuk ise çırçır sürecinden kaynaklanan bitki parçaları, çekirdek kırıkları ve rutubet gibi problemlerle karşılaşıyor.

Pamuk Üretimindeki Temel Sorunlar

Düşük Kalite ve Standartsızlık: Çeşit ve çevresel koşullar kadar, hatalı uygulamalar kaliteyi olumsuz etkiliyor.

Kooperatifleşme Eksikliği: Üreticilerin birleşerek daha büyük ölçekli ve etkili üretim yapmalarını sağlayacak sistemlerin eksikliği hissediliyor.

Yetersiz Eğitim ve Bilgilendirme: Üreticiler, doğru sulama, ilaçlama ve hasat yöntemleri konusunda yeterince bilgi sahibi değil.

Çırçır Sürecindeki Problemler: Çırçır işleminde yapılan hatalar, pamuğun uluslararası piyasalarda değer kaybetmesine yol açıyor.

Destek ve Teşvik Yetersizliği: Çiftçilere verilen desteklerin artırılması ve teşviklerin daha etkin hale getirilmesi gerekiyor.

Çözüm Önerileri ve Yol Haritası

Türkiye’nin pamukta marka haline gelebilmesi için, üretim sürecinden depolama ve pazarlamaya kadar her aşamada sistematik bir yaklaşım benimsenmelidir:

Standartların Belirlenmesi: Kaliteyi artıracak standartlar oluşturulmalı ve çiftçiler bu standartlara uygun üretim yapmaları için teşvik edilmelidir.

Modern Çırçır Teknolojisi: Çırçır sürecindeki hataları minimize edecek teknolojiler kullanılmalıdır.

Kooperatifleşme ve Eğitim: Üreticiler kooperatifler aracılığıyla desteklenmeli, bilgilendirme faaliyetleri artırılmalıdır.

Markalaşma ve Sürdürülebilirlik: Türkiye’nin pamuğunu dünyada bir marka haline getirecek projeler geliştirilmelidir.

Pamuk, Türkiye’nin Stratejik Ürünü

Pamuk, Türkiye’nin sürdürülebilir tarım ve sanayi hedefleri doğrultusunda stratejik bir ürün olarak kabul edilmeli ve bu alandaki potansiyel en iyi şekilde değerlendirilmelidir. Amerikan ve Yunan pamuğu örnek alınarak, uluslararası pazarlarda rekabet gücümüz artırılabilir. Bu hedef doğrultusunda, doğru politikalar ve yatırımlarla, Türkiye’nin pamuk sektöründe lider bir ülke olması mümkündür.

Bu kapsamda, "iyi pamuk" anlayışının geliştirilmesi ve GDO’suz, çevre dostu üretimin teşvik edilmesiyle Türkiye, dünya pazarlarında güçlü bir oyuncu haline gelebilir.

yilmazparlar@yahoo.com

23 Aralık 2024 Pazartesi

ANA Dergisi, 2025 Yılında Kültürel Sanatın Zirve Noktası Olacak-Yılmaz Parlar

 ANA Dergisi, 2025 Yılında Kültürel Sanatın Zirve Noktası Olacak

Kültürel sanat dünyasında derinlemesine bir yolculuğa çıkmak isteyenler için, adeta bir rehber niteliği taşıyan, Sanatın her alanına dair titizlikle hazırlanmış içerikleriyle, okuyucularını estetik bir deneyimin içine çeken ANA Dergisi, yazarları danışmanları, bir araya geldi. 2025 projeleri için çalışmalarını sürdürdü.



Sanatseverlerin kalplerinde özel bir yer edinmeyi başaran Dergi Sahibi Şaheste Günday açılış konuşmasında; Sanatın büyüleyici evrenine dair yenilikçi bakış açılarıyla okurlarını bilgilendirmeyi hedeflendirdiklerini, edebiyat, resim, müzik ve daha birçok sanat dalında öne çıkan isimleri ve eserleri derinlemesine analiz etmeyi sürdürme isteğinde olduklarını dile getirdi.



Özgün röportajlarla sanatçıların düşünce dünyalarına ve yaratım süreçlerine ışık tutmak,  okuyucularına sıra dışı bir sanat deneyimi yaşatmak için konularında başarılı olan isimleri dergide bulundurduklarını ifade etti.



Konuk konuşmacı, Emekli  Büyükelçi Önder Özar’ı mikrofona davet etti.

Özar Dış politika hakkında bilgiler paylaşırken öngörülerinide ekledi.



Entelektüel birikimi artırmayı amaçlıyan, her sayısında kültürel doyum sağlayan makaleleri ve  görsel estetiğiyle de dikkat çeken dergi yazarları aynı zamanda canlı performans sergilediler. Şiirler okundu, Sanat müziğinden sevilen şarkıları icra ettiler.



ANA Dergisi, günümüz sanat dünyasındaki trendleri takip ederek, yenilikçi projelere de kapı aralıyor. Genç sanatçılara destek olmayı misyon edinen dergi, onların eserlerini tanıtarak sanatsal üretime katkıda bulunuyor. Böylece yalnızca geçmişin izlerini taşımakla kalmıyor, aynı zamanda geleceğin sanat yıldızlarını da okuyucularıyla buluşturuyor.



Toplantıya Dergi yazarları; Yazar-Seramik San.-Spiker Özcan Atamert, Aktör Engin Çağlar, Mısır Bilimci Perihan Sadıkoğlu, Çevre Derneği Başkanı sivil toplum konfederasyon Yönetim . Kurul üyesi Emekli Eğitimci Gültekin Taşpınar, Ana dergisi sanat danışmanı Bestekar Radyo Sanatcısı Vedat Çetinkaya, Dr.Tezernur Gücükoğlu, Udi Ahmet Gülcüoğlu, ABD Atatürk düşünce derneği  2.Başkan Prof. İlknur Boray, Ressam Serdar Samancıoğlu,  Emlak. Müş.Der. Yönetim Kurul Başkanı Şair-Yazar Adnan Yeşiltaş, Tiyatro Sanatçısı spiker Altan Akışık, Şair Müjgan Özgürel, Gülşen Şenderin, Şair Hüseyin Kuzucan, Şair Enver Hergüler, Şair Ertan Uzunyol şiirleri ile Şişli Eski Dostlar Koro Şefi Şeyda sevinçli , Hasan Sevinçli, Ressam Tülay Güzeldere, Ressam Ayşe Ümit Sahilyol, Ressam Nilüfer Spiker Suat Demirok, Elif  Durmuşoğlu, Şişli musiki koro mensupları Zehra Dirim Doğan Dirim Seçil Tekelioğlu  Nuri Külekçi  Nevin Zanona Özden Derviş Eczacı Sevil Pasin Muazzez  Aksakal. Zeliha Tevruz Yonca,  Nafi Özgürel, Kemal Kurt,  Zehra Çetinkaya Dirim gibi isimler katıldı.



Ana Dergisi, yalnızca bir dergi değil, aynı zamanda bir kültürel ürünün taşıyıcısıdır. Güncel sanat olaylarını, sanatçı röportajlarını ve yaratıcı projelerin parçalarını takip ederek, sanat dünyasında oluşan dinamikleri ustalıkla yansıtıyor. Derginin sayfaları, yaratıcılığın ve estetik ifadenin her rüzgarını hissettirirken, okuyucularına ilham veren derinlikli yazılar sunuyor.

yilmazparlar@yahoo.com



15 Aralık 2024 Pazar

Azarnegari Art House-Yılmaz Parlar

 Azarnegari Art House

Azarnegari Sanatı Yeni Bir Çağa Kapı Açtı, 

Sanatın Gücünü Keşfedin

Ahad Saadi’nin Büyüleyici Sanat Yolculuğu,

Sanat dünyasının efsanevi ismi Ahad Saadi’nin yarattığı Azarnegari sanatı, şaşırtıcı bir şölenle İstanbul Maçka’da sanata boyut kazandırarak, yeni bir döneme damga vurdu.

Ahad Saadi tarafından kurulan “Azarnegari Art House”, 14 Aralık 2024 Cumartesi günü, Parisa Karamnezhad, Javad Süleymanpur, Mehmet Najafzadeh ve Gökçe Akay gibi sanatçıların etkileyici eserleriyle kapılarını açtı.



Yalnızca bir açılış değil, aynı zamanda sanatın ve sanatçının toplum üzerindeki etkisini vurgulayan anlamlı bir buluşma oldu.

Bu özel sergi, sanatçının yenilikçi yaklaşımını ve Azarnegari'nin büyüleyici estetiğini, sanatseverleri bir araya getirerek muhteşem bir deneyim sundu. Sanatseverler, gün boyu devam eden bu eşsiz atmosferde, sanatın insanının gücü üzerindeki gücü bir kez daha deneyimlediler



Sanat merkezi Sanat Evinin açılışına, Başta Cem Yıldırımer’in Başkanlığını yaptığı Tek Hedefimiz Eğitim Derneği olmak üzere, sanat eğitim dernekleri, üniversite temsilcileri, değerli akademisyenler, ünlü sanat koleksiyonerleri, alanında yetkin başarılı sanatçılar ve sanat sever elit bir topluluk katıldı.

Modern sanat anlayışına öncülük eden bir buluşma noktalarından biri oldu. Ahad Saadi’nin, ateşle sanata anlam katan Azarnegari teknikleri, sanatı yeni bir boyuta taşıyarak estetik algıyı tamamen yeniden tanımladı.



Konukların samimi sohbetleri ve eserler üzerine yaptıkları derinlemesine tartışmalarla renklendi. Sanatın evrensel bir dil olduğunu bir kez daha hissettiren bu etkinlik, sanatın sadece bireyler için değil, toplumlar için de ne kadar önemli olduğunu gözler önüne serdi.

Ahad Saadi’nin çocukluk yıllarından beri ateşle yanan bir tutku olarak geliştirip dünya çapında bir fenomene dönüşen Azarnegari, sanatseverleri şaşkın, hayran ve düşünceye dalmış bir halde bırakıyor. Kumaşların ışıkla dansı, izleyiciye her bir eserin kendi hikayesini fısıldamasına olanak tanıyor. Kumaşın üzerindeki ışık oyunları ve renklerin ahengi, sanatçının derin felsefi düşüncelerinin bir yansıması olarak hayat buluyor.



Sanat dünyasında yeni bir deha olarak kabul edilen Ahad Saadi, Azarnegari sanatıyla evrensel değerlere ışık tutuyor. Onun çalışmaları, estetik ve güzelliği kutsayarak olumlu düşüncenin gücünü öne çıkarıyor. Saadi’nin eserlerinde çiçeklerin canlılığı, doğanın büyüleyici estetiği ve ışıkla uyumlu bir dönüşüm öne çıkarken, izleyiciler bu eserlerde kendi iç dünyalarına derin bir yolculuk yapma fırsatı buluyor.

Saadi’nin özünde bulunan sevgi, şefkat ve naziklik değerleri, onun Azarnegari ile sanatı evrensel bir dile dönüştürmesini sağlıyor. Modern çağın kaosunda bir huzur adası yaratan sanatçı, eserlerinde bu bütünleşmeyi başarıyla sergiliyor. Tebriz’de doğan Saadi, kültürel zenginlikten beslenen bu sanatsal yaklaşımıyla sadece kendi köklerinden değil, aynı zamanda tüm insanlığın ortak değerlerinden ilham alıyor.



“Azarnegari Art House” sergisi, Ahad Saadi’nin benzersiz sanat anlayışının bir başka boyutunu ortaya koyarken, sanatseverleri unutulmaz bir yolculuğa davet ediyor. Modern sanatın büyük ustalarından biri olan Saadi, eserleriyle hem bugünü hem de geleceği etkiliyor. Onun yarattığı bu sanat evreni, sürekli bir yenilik ve ilham kaynağı olarak, tüm insanlığı daha iyi bir geleceğe davet ediyor.

Ahad Sadi’nin öncülüğünde yükselen bu mekân, sanatın ve sanatçının geleceğine ışık tutma misyonunu sürdürüyor.

Sanat Evi'nin Göz kamaştıran sanat eserlerinin sergilendiği bu özel sergisi, sanatın birliği ve beraberliğin simgesi olma misyonunu bir kez daha gözler önüne serdi. Her sanatçının kendine özgü tarzını ve bakış açısını yansıtmakla kalmayıp, ziyaretçilere derin düşüncelere dalma fırsatı sundu.

 

yilmazparlar@yahoo.com


9 Aralık 2024 Pazartesi

Zafer Partisi 2. Olağan Kongresi-Yılmaz Parlar

  

Zafer Partisi 2. Olağan Kongresi,

Türk Milletinin Umudu Yeniden Yeşeriyor

Atatürk’ün İzinde Direniş ve Yeniden Doğuş

Genel Başkan Prof. Dr. Ümit Özdağ, Zafer partisi 2. Olağan Büyük Kongresinde, oy kullanan 769 delegenin tamamının oyunu alarak yeniden genel başkan seçildi.

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, 2. Olağan Büyük Kongre’de yaptığı konuşmada Türk milletine umut aşılayan güçlü bir manifesto sundu. “Bu kongre, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin çağdaş bir devamıdır,” diyen Özdağ, partinin misyonunu Amasya, Erzurum ve Sivas kongrelerine dayandırarak, Zafer Partisi’nin Atatürk’ün mirasına sahip çıktığını vurguladı.

 


Türkiye’nin Ekonomik ve Sosyal Gerçekleri,

Halk Açlıkla Mücadele Ediyor

Özdağ, AKP hükümetinin ekonomik politikalarını sert bir dille eleştirerek, gelir adaletsizliği ve yolsuzluklara dikkat çekti:

“2002’de emekli maaşı ile 8 çeyrek altın alınabiliyorken bugün yalnızca 2.5 çeyrek altın alınabiliyor.”

“Halk açlıkla mücadele ederken, zengin bir azınlık servetini katlıyor.”

 


Hükümetin politikalarını halkın sırtına yüklenen bir “soygun düzeni” olarak niteleyen Özdağ, Zafer Partisi’nin çözüm odaklı ekonomi programını açıkladı.

 
Sessiz İstila ve Demografik Tehdit,

 Türkiye Elden Gidiyor

Türkiye’nin sığınmacı ve kaçak nüfusla demografik bir tehdit altında olduğunu belirten Özdağ, ülkenin “sessiz bir istilayla” karşı karşıya olduğunu söyledi:

“Uyuşturucu çeteleri gençlerimizi zehirliyor, Suriyeliler ve Afganlar sokaklarımızı dolduruyor.”
Zafer Partisi’nin Anadolu Kalesi Projesi kapsamında bu sorunlara somut çözümler getireceğini ifade etti.

 


Milli Birlik ve PKK ile Mücadele

PKK ve destekçilerine karşı kararlı bir duruş sergileyen Özdağ, Zafer Partisi’nin Türk milletinin milli kimliğini koruyacağını belirtti:

“Cumhuriyetimizin kurucu değerlerinden ödün vermeyeceğiz.”

“PKK’nın siyasi uzantılarına karşı halkımızın birlik ruhu en büyük gücümüzdür.”
Özdağ, terörle mücadelenin yalnızca güvenlik değil, ekonomik ve sosyal boyutlarıyla da ele alınacağını söyledi.

 


Kadın Güvenliği ve Gençliğin Korunması

Kadınların güvenliğinin sağlanması ve gençlerin uyuşturucu çetelerinden korunması için Zafer Partisi’nin atacağı adımları açıklayan Özdağ, şunları söyledi:

“Kadınlarımız gece sokaklarda özgürce dolaşabilecek.”

“Gençliğimizi yozlaşmadan koruyacak eğitim projeleri hayata geçecek.”

 
AKP’nin İkiyüzlü Politikaları

Özdağ, AKP’nin İsrail ile ticaret konusundaki çelişkilerine dikkat çekerek, Filistin davasını istismar ettiğini belirtti:

“İsrail ile ticaret rekor kırıyor, Filistin için ise sadece laf üretiliyor.”
Zafer Partisi’nin, bu çelişkileri belgelerle ortaya koyarak halkı bilgilendireceğini söyledi.

 


Zafer Partisi’nin Hedefi: Türkiye’yi Yönetmek

Konuşmasının sonunda Özdağ, Zafer Partisi’nin yalnızca bir muhalefet hareketi değil, Türkiye’yi yönetmeye aday bir halk hareketi olduğunu belirtti:

“Biz Türk milletine zorluk, mücadele ve zafer vaat ediyoruz.”

“Hedefimiz, adalet ve eşitlik temelinde güçlü bir Türkiye inşa etmektir.”

 
Zafer Partisi’nin Mesajı: Halkın Yanındayız

Zafer Partisi, halkın sorunlarını çözmek, sığınmacı krizine son vermek ve Türkiye’yi hak ettiği refaha ulaştırmak için kararlı adımlarla ilerliyor. Ümit Özdağ’ın kongrede verdiği mesaj, Türkiye’nin geleceğine umut oldu.

Genel Başkan Prof. Dr. Ümit Özdağ, Zafer partisi 2. Olağan Büyük Kongre, oy kullanan 769 delegenin tamamının oyunu alarak yeniden genel başkan seçildi.

Zafer Partisi Genel İdare Kurulu: Ahmed Baran Dural, Ahmet Atakan Ertuğ, Akın Gürkan, Ali Dinçer Çolak, Ali Midillili, Ali Özgür Kibritcioğlu, Ayhan Milci, Ayhan Seyfeli, Aykut Aydın, Ayşe Nur Alp, Azmi Karamahmutoğlu, Barbaros Bulutoğlu, Barbaros Serdar Erdoğan, Beno Levent Temizcan, Burak Aşıkoğlu, Cezmi Polat, Cihan Kolip, Cihat Çetinkaya, Dursun Atabek, Egemen Otan, Emin Gürses, Emre Met, Eray Ertürk, Eray Övgü Türker, Erçağ Metiner, Erdoğan Erhan, Erkat Yiğittürk, Eser Türkistanlı Saka, Esmaül Hüsna Aslan, Esra Selimoğlu Şengül, Fatih Aygün, Fatih Eryılmaz, Ferruh Özkan, Fikret Bayır, Firdevs Yüksel, Gencehan Tunay, Gökalp Üstün, Gökhan Ciner, Gökhan Şahin, Gürel Özusta, Habib Suiçmez, Hakkı Şafak Ses, Halil Akıncı, Hanna Akyüz, Harun Demirkaya, Haydar Çakmak, Hüseyin Bartu Soral, İbrahim Akman, İbrahim Kaan Erten, İsa Eliri, Jülide Sarıkaya Kurdoğlu, Kenan Kermen, Levent Sarıkaya, Lütfü Şahsuvaroğlu, Mahmut Kara, Mahmut Karaaslan, Mehmet Akif Cenkci, Mehmet Ali Şehirlioğlu, Mehmet Çağlar Özgür, Mehmet Şükrüoğlu, Mehmet Vedat Çakıroğlu, Muharrem Özçelik, Muhsine Bilge İmer, Murat Yalçın, Musa Ertuğan, Mustafa Erdinç Telatar, Mustafa Ersoy, Mustafa Koray Yücel, Mustafa Mesut Summak, Nihal Esin Gürsoy, Nihat Babaözü, Nüsret Cömert, Ömer Faruk Cihan, Özcan Pehlivanoğlu, Paşa Büyükkayaer, Semih Dikkatli, Sergen Gedik, Sevgül Tunçer, Sevil Sargın, Seyit Yücel, Suzan Küçüksaraç, Şeref Gül, Şevket Murat Apaydın, Şükrü Sina Gürel, Tansel Tokgöz, Tansu Küçük, Tuğba Demirbağ, Tuğrul Kihtir, Tunç Nazikoğlu, Uğur Batur, Uğur Tarhan, Umut Yanar, Ülkü Ayaydın, Ülkü Özkaya, Volkan Yurtman, Yavuz Mollasalioğlu, Yusuf Aksoy, Zafer Kıvrak, Zekeriya Mete.

Zafer Partisi Merkez Disiplin Kurulu: Adem Kaya, Adil Köse, Altuğ Ömür Uçar, Arif Zeki Akat, Aycan Şap, Emre Kutkan, Erdinç Örencik, Eylül Başaran, Ferudun Yıldız, Güçlü Emre Özgür, İlhan Alpboğa, Mehmet Okan Özdemir, Mehmet Salih Karaçatlı, Mert Osman Sürmen, Murat Yıldız, Nezih İlter Karaman, Nilay Yaşır Becerik, Rıza Tahir Yel, Sedat Timur, Tevfik Alaftar, Ufuk Doğan, Yaşar Kökçe.

yilmazparlar@yahoo.com